Haberler

Beşinci Mevsim: Türkiye’de İklim Değişikliği ve Afetlerle Topyekûn Mücadele Mümkün mü?

İklim değişikliği konusunda savunuculuk ve farkındalık oluşturmak için İNGEV, Habitat Derneği, TEPAV ve TÜRKONFED iş birliğinde büyüyen iklim platformu Değişiyor Muyuz ‘un ikinci etkinliği “Beşinci Mevsim: Türkiye’de İklim Değişikliği ve Afetlerle Topyekûn Mücadele Mümkün mü?” 17 Kasım 2021 tarihinde çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

İNGEV İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Berk Çoker moderatörlüğünde gerçekleşen webinar, dört kurumun temsilcilerinin açılış konuşmaları ile başladı. Açılış konuşmasında ilk olarak söz alan İNGEV Başkanı Vural Çakır, insanların tüketimi esas alan hayat anlayışı içerisinde bulunduğunu belirterek sadece tüketici olarak tanımlanmış bireyin son yüzyılda daha fazla doğayı tahrip ettiğini ve afetlere yol açtığını ifade etti. Dünya üzerinde başka bir hayat kurmanın mümkün olduğunu hatırlatan Çakır, bunun için büyük bir dönüşüm ve toplumsal davranış değişikliğine ihtiyaç olduğunu kaydetti. Paris İklim Anlaşması’nın bu mücadeleyi kalıcı bir gündem haline getirdiğini aktaran Çakır, iklim krizi ile topyekûn mücadele etmek için merkezi yönetim, yerel yönetim, akademi, sivil toplum kuruluşları ve yerel inisiyatifler ile koordineli bir şekilde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizerek bu bağlamda Değişiyor Muyuz? Platformunun güzel bir örnek olduğunu belirtti. Çakır’ın konuşması sonrası sırasıyla TEPAV İcra Direktörü Şenay Akyıldız, Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan’ın video mesajları yayınlandı.

Açılış konuşmalarının ardından Birlemiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Nuri Özbağdatlı, afet yönetiminde Türkiye’nin performansını anlatan bir değerlendirme konuşması yaptı. Özbağdatlı, 2021 verilerine göre iklim ve çatışma kaynaklı dünyadaki her 33 kişide bir kişinin insani yardım ya da korumaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Riske dayalı afet yönetiminin önemine dikkat çeken Özbağdatlı, bunu gerçekleştirmek için Birleşmiş Milletler’in her ülke için beş zorluk alanı tanımladığını ifade etti. Özbağdatlı bu beş zorluk alanını; (i)mevcut karbon ayak izi azaltım yöntemlerinin yönetilemez afetlere yol açması, (ii)risklere dayalı ulusal uyum planları oluşturmada gecikmeler, (iii)uzun vadeli riskleri ve artçı tehlikeleri yönetmede yetersizlik, (iv)yatırım ve finans sistemlerinin yeni iklim gündemine uygun olmaması, (v)kırılganlık ve eşitsizlik arasındaki kısır döngüden kaynaklı eşitsizliklerin daha da pekişmesi olarak iletti.  Bu zorlukların üstesinden gelmek için bazı politika önerileri de sunan Özbağdatlı, öncelikle siyasi iradenin bu zorlukların farkında olması gerektiğini ifade etti.

Webinar, TEPAV Bölge ve Şehir Araştırmaları Danışmanı Dr. Asmin Kavas Bilgiç moderatörlüğünde gerçekleştirilen panel ile devam etti. “Türkiye’de İklim Değişikliği ve Afet Yönetiminde Neredeyiz: Zorluklar, Çözümler” başlıklı panelde, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ve İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji ve Afet Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu söz aldı. Türkiye’de afetlerle topyekün mücadelenin nasıl bir yöntemi olması gerektiği üzerine konuşan panelistler bu mücadele için aynı zamanda hem merkezi idare hem de yereldeki kurumlar arasında nasıl bir yönetişim kurgulanması gerektiğini aktardılar.

Etkinliği izlemek için tıklayınız.

Gençler ve Kadınlar Dijital Ekonomi İçin Hazırlanıyor!

İNGEV, Türkiye’de gençlerin ve kadınların dijital ekonomi için hazırlanması çalışmalarına hız verdi. Dijital sektörde kadın istihdamının güçlendirilmesi için 200 kadına sosyal medya yönetimi, grafik tasarımı, dijital pazarlama gibi farklı alanlarda teknik eğitimler düzenleyecek olan İNGEV, Re-Coded koordinasyonunda kadınların işe yerleştirilme süreçlerine online kariyer fuarı ve destek hizmetleri ile katkı verecek.

Girişimcilik eğitimleri, verilecek mikro hibe desteği ve danışmanlık desteği ile 40 kadının girişimciliği güçlendirilecek.

Projenin bir başka önemli boyutunda da kadınların liderliğinde yönetilen 40 şirketin dijital kapasitesini artırmak için “Online İletişim ve Sosyal Medya Yönetimi” eğitimleri verilecek. Ayrıca mikro destek paketi ile şirketlerin sosyal medya yönetimi ve şirket tanıtım materyallerinin hazırlanması için destek sağlanacak.

İNGEV Girişimcilik Destek Merkezi tarafından verilecek “Pazara Giriş” mentorluk desteği ile kadın girişimcilerin satış, pazarlama ve iş geliştirme kapasiteleri artırılacak.

İNGEV, “Türkiye’de Gençlerin ve Kadınların Dijital Ekonomi İçin Hazırlanması” projesini Re-Coded, RIZK iş birliğinde ve PRM desteği ile yönetecek.

Toplumsal Güven, Covid-19 Mücadelesini Nasıl Etkiliyor?

İNGEV Toplumsal Araştırmalar Merkezi ile İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliği ile gerçekleştirilen İnsani Gelişim Monitörü (İGM) araştırması, yeni döneminde Türkiye toplumundaki ortak fayda anlayışı ve bunun Covid-19’a müdahale performansını nasıl etkilediğini inceledi.

Koronavirüs önlemlerine uyum, ilk bakışta bireysel bir tercih gibi görünse de aslında önemli ölçüde başkalarının davranışları ile paralel devinen bir toplumsal uyum davranışıdır. Başkalarının hangi önceliklere ve hassasiyetlere sahip olduğunu bilmek, bizim davranışlarımızı da etkiler. Covid-19 önlemleri kapsamında, kapalı ortamlarda maskemizi ağız ve burnumuzu kapatacak şekilde takarız. Bunu yaparken hem kendimizi hem başkalarını mikroplardan koruduğumuzu hissederiz. Bizim onların sağlığına karşı böyle hassas olmamız nedeniyle başkalarının da bizim sağlığımızı korumak üzere aynı şekilde hassas davranacağını düşünür ve kendimizi güvende hissederiz. Ancak bu dinamiğin ne derece işleyeceği, toplumdaki bireyler arasındaki güven ilişkisinin seviyesine ve ortak fayda anlayışının benzerliğine bağlıdır.

Profesör Halil Nalçaoğlu (Dekan, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi) tarafından kaleme alınan rapor, İnsani Gelişme Monitörü araştırması bulguları üzerinden Türkiye’de bu güven ilişkisinin ve ortak fayda anlayışının durumunu incelerken aynı zamanda bunların Covid-19 mücadelesini nasıl etkilediğiyle ilgili değerlendirmeler sunuyor.

Raporu okumak için tıklayınız….

KOBİ Dijitalleşmesi Önündeki İki Büyük Engel: Bütçe ve Bilgi Eksiklikleri

Covid-19 döneminin getirdiği fiziksel mesafe döneminin, iş hayatının yüz yüze yürümekte olan çeşitli süreçlerinde değişimlere yol açtığı biliniyor. Dijitalleşme bu alanda çözümler sunsa da özellikle KOBİ’leri hedefleyen çeşitli araştırmalar, salgının şartlara bağlı olarak zıt etkiler yaratabildiğine işaret ediyor: bazı durumlarda dijitalleşme tetiklenirken bazen tersi olmakta ve yatırımların kısıtlanması sonucu ortaya çıkmaktadır.

İNGEV, bu doğrultuda yürüttüğü Özel Sektör Dijital Monitörü Araştırması ile mikro-, küçük- ve orta- ölçekli işletmelerin dijitalleşme seviyesini ve ihtiyaçlarını inceledi. Çalışmanın amacı, özellikle pandemi döneminde özel sektör firmalarının dijitalleşmenin faydalarına ne derece erişebildiğini ortaya çıkardı. Bu alandaki olası boşluk ve gelişme alanlarıyla ilgili bulgular bu raporda sunuldu. Çalışma, hem Türkiye’deki yerel firmaları hem de Suriyeliler tarafından kurulmuş işletmeleri ele alıyor.

Çalışma, e-posta kullanımı, kurumsal sosyal medya hesap sahipliği ve internet bankacılığı gibi Temel seviye araçların yerel KOBİ’ler geneline büyük ölçüde yayıldığını gösterirken, otomasyon veya sanal asistanlar gibi dijitalleşmenin verimlilik sağlayıcı daha gelişmiş unsurlarının ise sınırlı bilinirlik ve yaygınlığına sahip olduğunu belirtiyor. Suriyeliler tarafından kurulmuş firmalarda ise bu temel seviye araçların kullanımı bile düşük oranda gerçekleşmektedir.

Araştırma bulguları, bir yandan bu gözlemlerin altında yatan nedenleri incelerken bir yandan da aksiyon önerileri sunuyor. Bu engellerin aşılmasında özellikle özel sektör, sektör dernekleri, sivil toplum ve kamu kurumlarının belirli alanlarda iş birliği yaparak harekete geçmesi önerilmektedir. Araştırma bulgularını açıklayan raporlara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Yerel Firmalar için tıklayınız…
Suriyeliler Tarafından Kurulmuş İşletmeler için tıklayınız…

Araştırmanın başlıkları ve bulgularına bu videodan ulaşabilirsiniz: https://youtu.be/kv6C9OLs2L8

“İklim Krizi ve Afetlere Karşı” Genç Girişimciler, Start-up Weekend’de bir araya geldi!

Ülkemizin dört bir yanından gelen gençler, küresel iklim krizi ve çevresel felaketlere çözüm bulmak için 25-26 Eylül tarihlerinde “İklim Krizi ve Afetlere karşı Genç Girişimler Start-up Weeekend”de buluştu.

İlk gün girişimci gençler kurdukları ekiplerle, kolaylaştırıcılar ve mentorlar rehberliğinde küresel sorunlara bir arada çözüm aradılar.

2.günde gruplar, sunum teknikleri üzerine aldıkları eğitim ile jüri karşısına çıktılar. Jüriye 3’er dakikalık sunumlar yapan toplam 18 grup, büyük ödülü almak için kıyasıya yarıştı.

Jüri oylaması sonucunda sıralama aşağıdaki gibi oldu:

1’inciliği Gıda israfını önlemek için son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin, ürünü kullanabilecek kişilere ulaştırma uygulaması fikriyle Gel-Götür;

2’nciliği Elektronik atıkların çalışan parçalarını kullanarak bilim atölyeleri düzenleme fikriyle Scavengers aldılar.

3’üncülüğü Hurma çekirdeğinden kahve fikriyle “Hurmaco” ve Ata tohumlarının toplanarak yerli tohumu ve bölgede tarımda mülteci istihdamını destekleme fikriyle TOFİ paylaştılar.

UNDP ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile beraber gerçekleştirilen Start-up Weekend’e farklı şehirlerden 100’ün üstünde genç katıldı.

ActHuman IV’ün Odağı: “Yeşil İş ve Yeşil Ekonomi”

Türkiye’de karar süreçlerini ve politikaları etkilemek için Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi iş birliğinde yürütülen ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi, 4. yılında yeşil iş ve yeşil ekonomiyi merkezine alan “İmalattan Üretime İklim Politikalarına Entegrasyon” konusuna odaklanıyor.

Eylül ayında gerçekleşen çalıştayda iklim politikalarına entegrasyon için kilit sektörler ve yeşil iş için gerekli beceriler nedir, KOBİ’ler ve kırılgan koşullardan etkilenen grupların ne tür ihtiyaçları var, daha kapsayıcı bir iklim politikası için hangi sektörlerden aktörler öne çıkmalı gibi sorulara yanıt arandı.

Kasım ayında son hali verilecek rapor, yaygın bir iletişimle karar vericilere ve iş dünyasına duyurulacak.

ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi, geçmiş 3 sene içerisinde “Mülteci Girişimciliğinin Türkiye Ekonomisine Katkısını Geliştirmek”, “Yerel Yönetimler İçin Dijital Yönetişim Fırsatları” ve “Sosyal Dayanışma Ekonomisi İçin Güçlü Kooperatifçilik” konularında çalışmalar yürütmüştü.

İstanbul İş Piyasası Araştırması: Pandeminin Yarattığı Değişimler

COVID-19 salgınının sosyal, ekonomik ve politik sonuçları, hem makro hem de mikro ekonomik düzeylerde köklü değişikliklere neden oldu:

Eşitsizlikler derinleşti ve ekonomik zorluklar, özellikle pandemiden önce bile ekonomik olarak zaten hassas durumda olan dezavantajlı gruplar tarafından çok sert bir şekilde deneyimlendi.

Salgının getirdiği beklenmedik ve derin ekonomik değişikliklere dayanarak Save the Children Türkiye ve İNGEV, İstanbul için 2019 Cinsiyete Duyarlı İşgücü Piyasası Değerlendirme Araştırmasını güncellemeye karar verdi.

Suriyeli ve ev sahibi topluluk arasından ekonomik olarak hassas durumdaki gençlerin işgücü piyasasına ve İstanbul’daki iş fırsatlarına erişimi, pandeminin yarattığı değişimler ışığında yeniden incelendi. Bu güncellenmiş çalışma Şubat-Nisan 2021 arasında gerçekleştirildi.

İngilizce raporu indirmek için tıklayınız.

 

Şanlıurfa’dan 5 Başarı Hikayesi

Şanlıurfa’da hayallerini geçekleştirmek için yola çıkan 5 ayrı girişimcimizin hizmet, elektrik-elektronik ve perakende satış sektörlerinde başarılı girişimlerini dinlemek için videolarımıza göz atabilirsiniz. İNGEV ve Danish Refugee Council / Dansk Flygtningehjælp, Danish Ministry of Foreign Affairs ve KfW desteğiyle bu sene 80 firma kurdu.

📌 Şadya Al-Sahna 30 yaşında, savaştan dolayı yaşam koşulları zorlaştığı için Türkiye’ye yerleşti. Babasından öğrendiği geleneksel hediyelik eşya üretimini Türk kültürü ile birleştirerek farklı ve az bulunur nitelikte, el emeği hediyelik eşyalar üretiyor. Sanatı ve zanaatı bir araya getiren “Şam Mozaiği” firmasının kuruluş hikayesini bu videoda anlatıyor.

📌 Jasem Alhamadin 34 yaşında, elektrik üzerine okuyordu ve çalışıyordu ancak savaştan dolayı şehrinde elektrik olmadığı için işsiz kaldı, Türkiye’ye yerleşmeye karar verdi. Türkiye’de uzmanlığı dışında pek çok işte çalıştı ancak şimdi kendi işini kurdu. İklim krizinin farkında ve güneş enerjisinin bizim geleceğimiz olduğuna inanıyor. Güneş panelleri kurulumu yaptığı “Shams Al Furat” firmasının kuruluş hikayesini bu videoda anlatıyor.

📌 Abdulrahman Alğazi 47 yaşında, güvenlik sorunları ve ekonomik zorluklardan dolayı Türkiye’ye yerleşmek zorunda kaldı. Suriye’de memur olarak çalışıyordu, Türkiye’de hikayesi biraz daha farklı gelişti. Suriye kahvesini Türkiye’de tanıtmak, özel şeker, kuruyemiş ve kahve ürünlerini satmak üzere “Delle ve Fincan” firmasını kurdu. Türk kahvesiyle Suriye kahvesini bir araya getiren bu firmanın hikayesini videodan izleyebilirsiniz.

📌 Samer Al İdan 42 yaşında, savaşın olumsuz etkilerinden dolayı Türkiye’ye geldi. Kozmetik ve parfüm işi onun için bir tutku olduğundan bu işe Türkiye’de de devam etmek için uğraştı, Türkiye’ye alışmak ve dil öğrenmek için büyük çaba sarf etti, çok çalışarak bu zorlukları aştı. Bu videoda “Gözler Aynaları”nın kuruluş hikayesini ve hedeflerini anlatıyor.

📌 Hanan Alhalaf 35 yaşında, savaştan dolayı yaşam koşullarının zorlaştığı Suriye’den Türkiye’ye geldi. Bildiği ve en iyi yaptığı işi yapmak üzere Türkiye’de kuaförlerde çalıştı, sonrasında kendi işyerini kurmaya karar verdi. “Gittana Kuaför”ü kurmaya çalışırkenki deneyimlerini ve gelecekteki hedeflerini bu videoda anlatıyor.

5 Girişimcimizin Videolarını İzlemek için tıklayın: https://lnkd.in/g899XPhi

KOBİlerin Yeniden Yapılanmasına Destek: “KOBİ Büyüme Programı”

KOBİ’ler ekonomik büyüme, ihracat ve istihdam yaratma açısından Türkiye ekonomisinin önemli aktörleri. KOBİ’lerin kapasitelerini geliştirmeye yönelik yürütülen faaliyet alanlarından biri de yeniden yapılanma.

ILO iş birliği ile yürütülen “KOBİ Büyüme Programı” kapsamında, küçük işletmelere iş geliştirme ve finansal destek yoluyla yeniden yapılanma süreçlerine katkıda bulunacak destekler sağlanıyor. Ayrıca, yerel ve küresel ağların kullanımının yanı sıra üretkenlik, rekabet gücü ve çalışma koşullarını en üst düzeye çıkarmak için seçilecek işletmelerin dijital dönüşümünün artması da amaçlanıyor.

KOBİ Büyüme Programının ilk aşamasında iş geliştirme/dijital dönüşüm alanlarını belirlemek için işletmelerin ihtiyaçlarına uygun mentorluk hizmeti verildi. İstanbul’da 30 işletmeye toplam 180 saat mentorluk hizmeti sunuldu.  Şimdi ise belirlenecek dijital dönüşüm alanları mentorluk hizmeti sonrası finanse edilmeye başlanıyor. Programın ikinci ayağında 8 işletmeye 30.000 TL’ye kadar mali destek sağlanacak.   

KOBİ Büyüme Programı, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi tarafından finanse ediliyor.

İNGEV-DRC Ortak Etkinliği, Şanlıurfa’da KOBİ’lerin Ticari Ağlarını Geliştirmeye Destek Verdi

İNGEV ve DRC Şanlıurfa’da KOBİ’lerin ve girişimcilerin iş ağlarını geliştirmek, bölgedeki paydaşların hizmetlerini tanıtmak ve firmalarla paydaşları bir araya getirmek için  “İş Ağları Geliştirme Etkinliği” düzenledi.

Hem yeni girişimcilerin hem de firma sahibi olanların katıldığı etkinlikte Şanlıurfa’da girişimcilerin işlerine başlamak ve mevcut işlerini geliştirebilmek için faydalanabileceği projelerin ve destek paketlerinin tanıtımı yapıldı, hibe desteklerine başvurarak kurulan, büyüyen ve hizmetlerini uzun zamandır sürdüren firmaların deneyim paylaşımıyla katılımcılar farklı imkanlardan haberdar oldu. Üniversitelerin sanayi ile iş birliğini geliştirmek adına girişimcilere yönelik destek mekanizmalarının aktarılmasının yanında üniversite ile yakın temas içinde bulunmanın kendi alanında inovatif çalışmalar yapmak isteyen firmalara hem alan hem de bilgi desteği sağlıyor olması katılımcılar arasında en çok ilgi çeken konuların başında geldi. Sanayi, üniversite ve sivil toplum iş birliğinin iyi örnekleri inovatif çalışmalarında ve sektörde fark yaratan deneyimlerinde üniversitenin akademik birikiminden ve imkanlarından nasıl yararlandıklarını anlatarak diğer girişimcileri işlerini kurmadan önce alternatif iş birliği imkanlarını değerlendirme konusunda cesaretlendirdiler.

Her ekonomik ekosistemde firmaların iş ağlarını geliştirmek için pek çok paydaş olsa da firmaların bu ağlardan haberdar olmamaları veya bu ağları sadece kayıt mercii olarak kullanılması ne yazık ki yaygın olarak görülen bir unsur. Bu konuda dernekler ve birlikler firmaların ürün ve hizmetlerini tanıtıp tedarikçi ve müşteri portföylerini geliştirmek adına önemli paydaşlar olarak öne çıkıyor. Firmalar, derneklerin ve birliklerin resmi kayıt sürecinin dışındaki hizmetleri konusunda bilgilerini arttırırken, doğru iş ağları kurmanın hızlı ve emin adımlarla büyüme hedeflerine ilerlemelerini sağlayan önemli bir nokta olduğunu fark ettiler. Farklı sektörlerde girişimci ruhun Şanlıurfa’da yaygınlaşmasının ve işletmeler arası iş birliklerinin gelişmesinin hem yeni nesil girişimcilere hem de mevcut firmaların kapasitesini geliştirmesine büyük katkısının olduğu vurgulandı.

Gıda ve tekstil alanındaki başarılı girişimcilerin deneyimleri, başarılı oldukları noktalar, mücadele alanları ve çözüm üretme stratejileri etkinliğe katılan firmaların benzer durumlarla karşılaştıklarında çözüm yolunu bulmaları için bir temel bir yol haritası oluşturdu. Kadın girişimcilerin firmalarını kurarken yaşadıkları toplumsal cinsiyet temelli zorlukları anlatmasıyla kadın girişimciliğinin zorlayıcı noktalarına vurgu yapılırken başarılı girişimcilerin ancak önlerine çıkan engellerde vazgeçmeden çözüm yolu üretmeye çalışmalarının ve cesaretlerini hiç kaybetmemelerinin önemine vurgu yapıldı.

Tekstil, gıda, toptan ticaret, hizmet, inşaat gibi sektörlerde çalışan 25 firmanın ürünlerini ve hizmetlerini tanıtmak üzere açtıkları stantlar etkinlik katılımcıları ve paydaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Firmalar stantlarda ürün ve hizmetlerini ziyaretçilere detaylı olarak açıklama fırsatı yakaladı, iş ağlarını geliştirebilmek için dernek ve birlik temsilcileriyle yakın temas içinde bulundu, kartvizit ve broşür paylaşımı yaparak ilişki ağlarını genişlettiler.

Proje kapsamında Şanlıurfa ekosisteminde yer almak isteyen farklı sektörlerden 80 firmanın kurulmasıyla ekonomik hayata katkı sağlanmasının yanında, Şanlıurfa’daki yatırım ortamının, üniversite-sanayi iş birliğinin değerlendirildiği ve katılımcıların bölgesel hibe ve teşvikler konusunda bilgi aldığı etkinlikte, işletmeler arasında iş birliklerini geliştirme yolları ve şirket büyüme stratejileri hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.

Harran Üniversitesi, Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret Odası, Şanlıurfa Esnaf ve Sanatkârlar Odası, KOSGEB, Karacadağ Kalkınma Ajansı, SURIAD, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Cevahir Han Restoran, Texture ve Orkniza firmalarının katkıları ile düzenlenen “Şanlıurfa İş Geliştirme Etkinliği” paydaş ve KOBİ’lerden oluşan 60 kişilik güçlü bir katılım ile gerçekleşti. Etkinlikte gıda, tekstil ve toptan ticaret sektörleri başta olmak üzere, İNGEV&DRC iş birliği ile farklı sektörlerde ticari faaliyetlerine yeni başlayan Türkiyeli ve Suriyeli firmalar, iş dünyası örgütleri, sektörel dernekler, finansal destek sağlayan kuruluşlar ve Şanlıurfa KOBİ temsilcileri ile bir araya geldi.