Haberler

“ Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı” Çalıştayı Gerçekleştirildi

İNGEV, Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi İşbirliği ile Düzenlenen; “ Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” Sona Erdi.

 

Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençlerin yükseköğretime katılımını arttırmak amacı ile yönlendirme desteği sağlayacak Çağrı Merkezinin hizmet kapsamı ile ilgili önerilerin geliştirilmesi amacı ile “Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlendi. Milli Eğitim Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, TÖMER, TÜRKMER, Ankara Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi  ve Türkiye genelinde Suriyeli gençlerin eğitimi alanında çalışma yürüten çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin vr Suriyeli öğrencilerin geniş katılımı ile düzenlenen Çalıştayda Suriyelilerin yükseköğretime katılımı ile ilgili mevcut politikalar, uygulamalar ve destek mekanizmaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu, Suriyeli gençlerin yükseköğretime katılımı alanındaki ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlar tespit edildi. Ayrıca, “Eğitim Şart Projesi” kapsamında kurulacak olan Çağrı Merkezinin hizmet kapsamı ile ilgili öneriler paylaşıldı.

 

30 kişinin katılımı ile gerçekleşen Çalıştayda Suriyeli gençlerin yükseköğretime erişim alanında karşılaştıkları genel sorunlar;

 

-Başvurusu yapılabilecek üniversite ve bölümler hakkında bilgi edinilmesinde; üniversitelere başvuru süreçleri ve Yüksek Öğretim Sınavı (YÖS),  üniversiteye kayıt olma, yatay geçiş, özel öğrenci olarak eğitim alma, ön lisanstan lisans programına geçiş prosedürleri ile ilgili bilgiye ulaşmakta güçlük yaşanması, lise diplomalarının ve sertifikaların denkliğinin sağlanmasında problemler ile karşılaşma, burs programları, başvuru prosedürleri, bursiyer seçim kriterleri hakkında detaylı bilgiye ulaşamama,

mevcut Türkçe dil kursları, TOEFL başvuru süreçleri hakkında bilgiye ulaşılacak kaynakların neler olduğunun bilinmemesi olarak belirtildi.

 

Öte yandan, Suriyelilerin Yükseköğretime katılımlarına katkı sağlamak amacı ile hizmet verecek olan çağrı merkezinin üniversitelere başvuru prosedürleri, denklik ile ilgili  işlemler, burs ve yurt olanakları, dil kursu desteği, TOEFL başvuru süreci konularında Suriyeli öğrencilere yönlendirme desteği sağlaması önerildi.

Dünya Tek Bir Yoksul Bırakmayacak Kadar Çok Gelir Üretebiliyor

Ülkemizin Örnek girişimcilerinden… Araştırma sektöründe 25. Yılı aşkın bir sürede gerçekleştirdiği çalışmalarla, bir çok yerli ve global kuruluşun stratejik yol haritasını hazırlamasında yol göstermiş başarılı bir isim. Başarılı olduğu kadar da, cesur ve kararlı… Öyle ki;  Türkiye’de vakıf ve sivil toplum ortamının gerginleştiği bir dönemde, profesyonel meslek hayatını minimize edip, insani gelişmeyi esas alan “İNGEV”i ( İnsani Gelişme Vakfı ) kurdu… Yılların tecrübesiyle, bilgi ve brikimini hayata geçirdiği her projeye tutkuyla aktarıyor. Vaz geçmiyor. Şans değil çabayla ilerlemeye inanıyor. Bu ay lki söyleşi konuğumuz; kendi efsanesini yaratan ülkemizdeki nadir isimlerden sevgili Vural Çakır… Kendisi ile İNGEV projelerini, dünyada marka olabilmenin güçlüklerini, gelir dağılımı eşitsizliklerini ve daha bir çok önemli hususu Pause Citys’in seçkin okurları için konuştuk. Keyifle okumalar…   

 

*İNGEV‘in kuruluşundan buyana geçen süreci değerlendirdiğinizde durum nasıl? Tıkandığınız ya da hız kazandığınız hususlar var mı?  İNGEV’ de insani gelişme konularının önemini anlatmak, bu konudaki çalışmalara yol gösterecek sosyal politika dokümanları hazırlamak ve uygulama projelerini desteklemek konularında çalışıyoruz.  İnsani gelişme bütün büyük sözlerin, politikaların, uygulamaların hedef alması gereken ana nokta. Burada yol alabildiğimiz ölçüde kendimiz huzurlu hissedebiliriz.  Bu geniş kavramın en önemli hedefi ise planetteki her bireyin iyi hayat standartlarına kavuşturulması ve yoksulluğun yok edilmesi.

*Yoksulluğu yok etmek mümkün mü, bu bir ütopya mı? Birleşmiş Milletler raporlarına göre şu anda Dünya’da 1,2 milyar net yoksul var. Standartı biraz yukarı çekerseniz ise sayı 3 milyar. Öte yandan 8 tane ailenin serveti, 3 milyar insana eşit.  Yani, dünya tek bir yoksul bırakmayacak kadar çok gelir üretebiliyor, ama mevcut bölüşüm sistemi ve tüketim kültürü bunu engelliyor.   3 milyar insanı iyi yaşatabilecek gelir 8 ailede toplanabiliyor. Daima daha fazla ve daha lüks tüketmeyi kutsayan bu kültür ve bu bölüşümle yoksulluk hiçbir zaman yok olmayacak.  Belki bazı bağışlar, sosyal sorumluluk projeleri ile vicdanlar rahatlayacak sadece.

*Yoksulluk dışında İNGEV’de özellikle üzerinde durduğunuz alanlar neler, İnsani gelişim hususunda toplumsal boyutta ülkemizdeki diğer öncelikler ne olmalı? İstihdam ve istihdamı destekleyecek eğitim politikaları konusunda çalışıyoruz. İnsani güvenlik yine çok önemli bir boyut… Ülkemizdeki her bireyin kendini güven içinde hissetmesi, insanlığın geliştirip olgunlaştırdığı haklar içinde, başka ülkelere örnek olabilecek bir düzeye ulaşması hep gündemde olacak.

Oyun-kuralı-içinde-önemli-markalar-yaratabiliriz”-–-Vural-Çakır-Pause-Dergi-Ropörtajı-1

*İNGEV‘in 2018 planlamalarından da bahseder misiniz?   Oldukça taze bir vakıf olmamıza karşın ciddi bir teveccühle karşılaştık. Gönüllü arkadaşlarımızın desteği ile yoğun bir program içindeyiz. İstanbul kalkınma ajansı için hazırladığımız “ İstanbul’daki istihdam trendlerini” eğitimle ilişkilendiren çalışmamızı yeni tamamladık. Yerel yönetimleri insani gelişme politikalarına teşvik etmek için hazırladığımız ikinci  “ İlçeler İnsani gelişme endeksi-raporumuzun çalışmaları sürüyor.  Şubat- Mart gibi yayınlayacağız. Türkiye’deki kutuplaşmayı azaltacak,  sosyal uyumu geliştirmeye yardımcı olabilecek bir araştırmayı başlattık. İstanbul Poltikalar Merkezi ile birlikte yürütüyoruz. O’nu da Mart ayında tamamlayacağız. Suriyeliler çok önemli bir konu olarak Türkiye’nin gündemine girdi, çalıştığımız her konuda özel bir segment olarak karşımıza çıkıyor.

*Mülteciler çok tartışmalı oldu, ülkede kaynakları tükettiklerinden, eğitimsiz olduklarından ve bir an önce geriye ülkelerine gitmeleri gerektiğinden söz edenler var? İşin politik tarafında çeşitli yorumlar olabilir. Ama bu her şeyden önce insani bir mesele… Politika değil. Ülkelerindeki çatışmadan kaçmak zorunda kalmış ve Türkiye’ye sığınmış insanlara bu şekilde yaklaşılması bir ırkçılık ve snopluk olur. Bize yakışmaz. Artık çok büyük bir bölümünün Türkiye’de kalacağı kesin. Bunun için stratejik bir plan gerekiyor. Biz İNGEV’de kendi olanaklarımız ölçüsünde katkı veriyoruz

*Nasıl katkı verilebilir? Ben herkese bu konudaki çalışmalara, başta entegrasyon olmak üzere kendi imkanları ölçüsünde destek olma tavsiyesinde bulunuyorum. Önümüzdeki  15 yılı yakından etkileyecek bir mesele ile karşı karşıyayız. Henüz fark edebildiğimizden çok daha ağır… Biz şu anda İstanbul Politikalar Merkezi ile birlikte Suriyeli girişimcilerin Türkiye ekonomisine ve istihdama katkılarını artıracak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği de projeyi destekliyor. Ayrıca, Suriyeli gençlerin yüksek öğrenime yönlendirilmelerine katkı veren bir proje için de Bahçeşehir üniversitesi ile birlikte çalışıyoruz. Bunu da Uluslararası önemli bir kuruluş olan Hope destekliyor.

*Size göre kuruluşunuzdan bu yana en  iddialı İNGEV projesi hangi​si oldu? Aslında en iddialı projemiz İNGEV’ in kuruluşu oldu. Türkiye’de vakıf ve sivil toplum ortamının gerginleştiği bir dönemde, insani gelişmeyi esas alan, vakıf şeklinde gerçekleşen bir kuruluş… Kuruluş toplantımız da büyük bir ilgi görmüştü. Act-Human İnsani Gelişme Zirvesi birçok kişi tarafından gerçekleşmiş en kalabalık ve en etkili sivil toplum konferanslarından birisi olarak yorumlandı.  Dünya’nın en etkili düşünürlerinden birisi kabul edilen Harari’nin katlımı ile destek vermesi da unutulmazdı tabi…

Oyun-kuralı-içinde-önemli-markalar-yaratabiliriz”-–-Vural-Çakır-Pause-Dergi-Ropörtajı-2

*Sizin aslında mesleğiniz araştırma ve girişimcilik. Nielsen ve Ipsos gibi iki dev şirketin Türkiye’deki kurucu ortağı ve yöneticisi olarak pazarlamanın hemen her alanında uğraştığınızı biliyoruz. Türkiye’nin dünya’da markalaşması ve markalar yaratması konusunda sıkıntılar nasıl aşılabilir? Türkiye’den Dünya markası çıkar mı gibi genel ve uzun süreli bir tartışma vardır. Bu konuda aslında çok yol alan markalarımız ve şirketlerimiz var. Beko, THY, Paşabahçe, Vestel, Eczacıbaşı ilk aklıma gelenler.. Ama şunu gerçekçi olarak kabul etmeliyiz. Belirlenmiş oyun kuralları ve tarihi gelişme içinde bu imkansız ölçüsünde zor. Oyunun kuralları çok önceden bir sistem yaratmış ve bu sistem gelişmiş diye tanımlanan ülkeler lehine işliyor. Başta finansman gücü olmak üzere… Oluşmuş oyun kuralları içinde önemli markalar yaratabiliriz ama asıl mesele oyunun kurallarını değiştirebilecek alanlar ve sistemler yaratabilmekte. Yoksa dünyanın en önemli arama motoru veya araba markası veya kozmetik veya deterjan markası bizden olmayacak, bunlar mevcut oyunun ürünleri. Mevcut tüketim kalıplarını yaratanlar ve üretenler.

*Peki ülke olarak Türkiye markası nasıl gelişebilir? Türkiye’nin dünya sokaklarındaki insanlar,  buna isterseniz eskiyen dünya tabirleri ile tüketiciler de diyebilirsiniz, tarafından sempati ile karşılanan bir marka olması çok büyük bir hedef. Çok da güzel bir hayal… Bu ürünlerimizdeki markalaşmayı da çok besler. Uzun ve zor bir konu… Şöyle deyip bırakabiliriz; dünya sokaklarındaki insanlara sıcak gelecek bir içerik ve iletişim hattı yakalayabilmeliyiz.

*Son olarak eklemek istediklerinizi alabiliriz? Pause’ a yayın hayatında büyük başarılar. Herkese mutlu yıllar. Daha az lüks tüketimle mutlu olabilme ve topluma katkı vermeye daha fazla zaman ayırabilme şansı için çaba harcamayı önemsemeliyiz.

İNGEV, “HOPES-Eğitim Şart” Projesinin Startını Verdi

İNGEV tarafından, Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi (BAUMUS) ile yürütülmeye başlanan “Eğitim Şart” projesinin Danışma Kurulu Toplantısı Suriyelilerin eğitimi alanında çalışma yürüten farklı kurum temsilcilerinin katılımı ile düzenlendi. Danışma Kurulu Toplantısı’nda “Eğitim Şart” projesi hakkında bilgi paylaşıldı, Suriyelilerin Türkiye’de Yükseköğretime katılımı ile ilgili mevcut politikalar, uygulamalar ve proje kapsamında kurulacak Çağrı Merkezi’nin hizmet kapsamı hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Suriye krizine cevaben oluşturulan AB Bölgesel Güven Fonu kapsamında, HOPES Bölgesel Programı, Almanya Akademik Değişim Hizmetleri, British Council, Campuse France ve Nuffic işbiriiği ile yürütülüyor. Projemiz ile üniversitede okuma potansiyeli olan Suriyelilerin Yükseköğretime katılımı alanında etkin bilgilendirme ve yönlendirme hizmetinin sağlanması mümkün olacak. Kurulacak Çağrı Merkezi aracılığı ile üniversitede okuma potansiyeli olan Suriyeli gençlerin üniversitelere başvuru prosedürleri, burs ve yurt olanakları, dil kursu desteği gibi konularda güvenilir yönlendirme desteği sağlanacak.

“Suriyelilerin-Türkiye’deki-Yükseköğretime-Katılımı-Çalıştayı” düzenleniyor

“Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” Düzenleniyor
Diğer taraftan 10 Ocak 2018 tarihinde İNGEV tarafından, Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi (BAUMUS) ile yürütülmeye başlanan HOPES “Eğitim Şart” projesi kapsamında “Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” düzenleniyor. Çalıştaya, Milli Eğitim Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezleri yetkilileri ile devlet ve vakıf üniversiteleri, dil eğitim merkezleri ile sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılım sağlayacak. Çalıştayda Suriyelilerin Türkiye’de yükseköğretime katılımı ile ilgili mevcut politikalar, uygulamalar ve destek mekanizmaları hakkında görüş alışverişinde bulunulacak. Ayrıca,  Suriyeli gençlerin yükseköğretime katılımı alanındaki ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlar tespit edilerek “Eğitim Şart” projesi kapsamında kurulacak olan Çağrı Merkezinin hizmet kapsamı ile ilgili öneriler paylaşılacak.

İGE-İ Antalya Muratpaşa Çalıştayı Yapıldı

İGE-İ (İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler) çalışması sonuçları doğrultusunda, ilçeler/belediyeler özelinde daha iyi insani gelişme için çözümlerin tartışıldığı Antalya Muratpaşa Belediyesi Çalıştayı geniş bir katılımla 28 Ekim 2017’de  yapıldı.

 

Çalıştayda, İNGEV hakkında bilgilendirmenin ardından İGE-İ sonuçları, Muratpaşa özelinde sunuldu. Sunuş sonrasında İGE-İ sonuçları uyarınca ilçe/belediye özelinde aksiyon alınması gereken alanlarda masa tartışmaları yapılarak “Fikir Tepsisi”nda öneriler toplandı. İNGEV Danışma Kurulu Üyesi Binnur Çakır ve Prof. Dr. Murat Şeker’in çalıştay sunumlarını gerçekleştirdiği toplantıya, Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, belediye daire başkanları ve danışmanları katıldı.

 

Bunun yanısıra, İNGEV’in 2017 yılının başında yayınladığı İGE-İ (İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler) çalışmasına göre “Sosyal Kapsama” ödülüne layık görülen Muratpaşa Belediyesi’ne ödülü takdim edildi.

 

Çalıştay sonrasında, aksiyon önerisi olarak geliştirilen fikirler gruplanıyor ve “Ele Al”- “Öne Çıkar”- “Geliştir-Koru” olarak gruplanarak raporlanıyor.

Çalıştaydan fotoğraflar:

Muratpaşa Çalıştay-6 Muratpaşa Çalıştay-5 Muratpaşa Çalıştay-4 Muratpaşa Çalıştay-3Muratpaşa Çalıştay-7Muratpaşa Çalıştay-8Muratpaşa Çalıştay-2Muratpaşa Çalıştay-1İGE-İ Antalya Muratpaşa Çalıştayı

İNGEV, İSTKA’nın Düzenlediği Tanıtım Toplantısında “İstanbul’da İstihdam-Eğitim İlişkisi” Araştırmasının Bulgularını Kamuoyuyla Paylaştı

İstanbul bölgesinin sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini ve potansiyelini ortaya koyan 2014-2023 İstanbul Bölge Planı’nın işaret ettiği öncelik alanlarından olan istihdam konusunda İSTKA (İstanbul Kalkınma Ajansı) desteği ile tamamlanan İNGEV “İstanbul’da İstihdam-Eğitim İlişkisi” ve İTÜ-Marmara Üniversitesi ortak çalışması “İstanbul’da İstihdam Eğilimlerinin Belirlenmesi” araştırma raporları, İstanbul Sanayi Odası’nda tanıtıldı.

 

Araştırma sonuçlarına ait bulguların paylaşıldığı tanıtım toplantısının açılış konuşmalarını İstanbul Sanayi Odası Genel Sekreter Vekili Haktan Akın ile İSTKA Genel Sekreteri Özgül Özkan Yavuz yaptı. İSTKA Uzmanı Dr. Neşe Türkseven’in 2014-2023 “İstanbul Bölge Planında İstihdam Stratejileri”

başlıklı sunumunun ardından araştırma rapor sunumlarına geçildi.

 

İNGEV’in hazırladığı istihdam araştırmasının sunumunu İNGEV Danışma Kurulu Üyesi Renan Burduroğlu gerçekleştirdi. Araştırmanın bulguları üzerine yaptığı sunumda istihdamda kadının rolüne parmak basan Burduroğlu, “Kadınların iş gücüne katılımı çok önemli, eğitim arttıkça iş gücüne katılım artıyor.” Şeklinde konuştu.

 

Diğer bir istihdam araştırması olan “İstanbul’da İstihdam Trendlerinin Belirlenmesi”nin bulgularını, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İlker Akgün ile İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr.

Aliye Ahu Akgün sundu.

 

İstihdam Araştırmaları Tanıtım Toplantısı, proje yürütücülerinin katıldığı soru-cevap kısmı ile sona erdi.

İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-2 İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-4 İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-5 İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-6 İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-7 İSTKA-Tanıtım-Toplantısı-1

8 bini aşkın Suriyeli şirket 100 bin kişiye istihdam sağlıyor

İNGEV Başlanı Vural Çakır - Anadolu Ajans Ropörtajı

İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) Kurucu Başkanı Vural Çakır, Türkiye’de yabancı sermaye statüsü ile kurulan 8 bin 100 Suriyeli şirket bulunduğunu, bu şirketlerin toplam istihdamının 100 bin kişiye yaklaştığını bildirdi.

Vural Çakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye meselesinde stratejik bir plan yapılması gerektiğini belirterek, Suriye krizinin başında birçok sığınmacının Türkiye’ye geldiğini, Türkiye’nin çok büyük kaynak ayırarak insani yardım yaptığını ancak Suriye’deki politik belirsizlik ve savaş halinin devam etmesinden dolayı sığınmacıların Türkiye’de kalış süresinin uzadığını anlattı.

Çakır, “Tarihteki benzer örneklere bakıldığında, normalde sınır kamplarında kalanlar belirli bir süre sonra ülkelerine geri dönüyorlar. Fakat süre bir yılı geçtiğinde ve sığınmacılar ülke içlerine dağıldığında geri dönüşler zorlaşıyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin bir yandan kısa vadeli insani sorunları çözmek zorunda olduğunu, diğer yandan Suriyelilerin Türkçe dil eğitimi, kültürel entegrasyonu ve iş dünyasına adapte olmaları gibi uzun vadeli stratejik meseleleri ile karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Çakır, sığınmacıların hala hangi aşamalardan geçerek belli bir statü alacaklarının belli olmadığını söyledi.

“Suriyeliler, Türkiye’nin Arapça konuşulan ülkelere açılımında önemli rol oynayabilir”

Vural Çakır, Türkiye’deki Suriyeli nüfusun sadece yüzde 5’inin kamplarda kaldığını, yüzde 95’inin çeşitli kentlere yayılarak günlük hayatın bir parçası haline geldiğini, Suriyelilerin aşama aşama kendi işlerini kurmaya başladığını ifade ederek, Almanlardan sonra Türkiye’de en çok şirket kuranların Suriyeliler olduğunu bildirdi.

Çakır, “Türkiye’de yabancı sermaye statüsü ile kurulan 8 bin 100 Suriyeli şirket var. Bu şirketler ortalama 50 bin dolarlık sermaye ile kuruldular. Yatırım tutarı yarım milyar dolara yaklaşıyor. Genellikle tekstil, gıda, inşaat gibi küçük ve orta ölçekli işletme boyutunda olan bu şirketlerde ortalama 9,4 kişi istihdam ediliyor. Bu şirketlerin toplam istihdamları 100 bin kişiye yaklaşıyor. Araştırmamıza göre, kendi hesabına şirket kurmadan, serbest çalışan 100 bin Suriyeli var.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’deki şirketler daha cesur olmalı”

İNGEV Kurucu Başkanı Çakır, Türkiye’deki Suriyeli iş adamlarının mevzuat yönünden Türk mali sistemine uyum sağlayabilmeleri ve izni olmadan çalışan Suriyelilerin kayıt altına alınması için ticaret odalarına büyük görevler düştüğünü söyledi.

Türkiye’deki şirketlerin Suriyeli sığınmacı meselesinde çekingen davrandığını belirten Çakır, “Dünyada birçok şirket sığınmacılara yönelik çalışma yapıyor ama Türkiye’deki şirketler bu konuda pasif davranıyorlar, daha cesur olmalılar.” dedi.

ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi 1. Konferansı Yoğun İlgi Gördü

İNGEV – İPM işbirliği, UNCHR desteği ve Suriye Ekonomi Forumu katkılarıyla hayata geçen ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi’nin ilk konferansı 27 Eylül 2017, Çarşamba günü Salt Galata‘da gerçekleştirildi. “Suriyeliler Tarafından Kurulan Şirketlerin Türkiye’de İstihdam ve Ekonomiye Katkısını Geliştirmek” isimli konferansa kamu, özel sektör, STK ve akademi dünyasının önemli temsilcileri katıldı.

Bu önemli konuyu tartışmak üzere ilk kez  Suriyeli girişimciler, kamu kuruluşlarından uzmanlar ve ilgili sivil toplum yöneticileri bir araya geldi.

Konferansın açılış konuşmalarını İNGEV Başkanı Vural Çakır ve İPM Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman yaparken, günün moderasyonunu İNGEV Direktörü ve Danışma Kurulu Üyesi Berk Çoker yaptı. Etkinlikte, Building Markets’ın yakın zamanda yayınladığı “Another Side to the Story” raporu Ülke Direktörü Işık Oğuzertem tarafından sunuldu. Suriyeli Girişimcilerden Öyküler panelinde Suriyeli girişimcilerden dinlenen başarı öyküleri sonrası Büyükelçi Adnan Keçeci‘nin Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin genel durumu üzerine konuşma yaptı. Resmi rakamlara göre, bugün Suriyeli mülteciler tarafından kurulan (yabancı sermaye şirketi statüsündeki) şirket sayısı 8 bine yaklaşıyor. Kayıt dışı sayılabilecek tarafta bu rakamın 30 bini geçtiği tahmin ediliyor.

Türkiye ekonomisine, istihdamına ve genel olarak entegrasyona katkısını artırmak için, Suriyeli mülteci girişimciliğin nasıl desteklenebileceği konusunun tartışıldığı konferansta, Suriye Ekonomi Forumu/ İPM ve İNGEV’in birlikte hazırladığı mevzuat ve ticarete dair Taslak Politika Dokümanı, Suriye Ekonomi Forumu Direktörü Rami Sharrack tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Suriyeli girişimciler için teşvikler, vergi ve muafiyetler, çalışma koşulları, istihdam, iş ağı, resmi çerçeve ve finansal kapsamanın da içinde bulunduğu birçok konu bu özel durum bağlamında değerlendirildi. Konferansın ikinci bölümünde, Taslak Politika Dokümanı ışığında Mevzuat ve Ticaret Esaslı Yorumlar başlığıyla iki panel düzenlendi.

Konferans sonrası Taslak Politika Dokümanına son şekli verilecek ve rapor konu hakkında çalışan kişi ve kurumlarla paylaşılacak.

 

 

ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantısı Gerçekleştirildi

İNGEV – İPM işbirliği ve UNCHR desteği ile hayata geçen ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi’nin ikinci proje yönetim grubu toplantısı güçlü bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve Suriyeli kanaat önderleri katıldı.  “Suriyeliler Tarafından Kurulan Şirketlerin Türkiye’de İstihdam ve Ekonomiye Katkısını Geliştirmek” konulu konferans serisinin 2. Proje yönetim grubu toplantısı açılış konuşmasını İPM Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman yaparken, günün moderasyonunu İNGEV Proje Direktörü ve Danışma Kurulu Üyesi Berk Çoker yaptı. Toplantının moderasyonlarını da İNGEV Danışma Kurulu Üyesi Renan Burduroğlu, İPM Araştırma ve İdari İşler Koordinatörü Cana Tülüş yönetti.

Toplantıda Building Markets’ın yakın zamanda yayınladığı “Another Side to the Story” raporu ülke direktörü Işık Oğuzertem tarafından sunulurken ve Suriye Ekonomi Forumu/ İPM ve İNGEV’in birlikte hazırladığı mevzuat ve ticarete dair sosyal politika öneri paketi, Suriye Ekonomi Forumu Direktörü Rami Sharrack tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Katılımcılar, iki farklı konuda fikirlerini moderasyonlara aktararak, öneri paketinin geliştirilmesine yardımcı oldular. Öneri paketi, 27 eylül tarihinde SALT Galata’da yapılacak konferansta bir kez daha katılımcılarla paylaşılarak, sonuçlandırılacak ve karar alıcılarla paylaşılarak, Türkiye’de Suriyeli Şirketlerin kapasite artırımı ve bu sayede Türkiye’de istihdam ve ekonomiye katkılarının genişletilmesi hedeflenecek.

Proje yönetim grubu toplantısına, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Yetkinlik Müdürü Damla Taşkın, DEİK Ortadoğu & Körfez İş Konseyleri Bölge Koordinatörü Suzan Cailliau, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Genel Sekreteri Arda Batu, TOBB Başkan Danışmanı Bahri Can Çalıcıoğlu, AB Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Program Yöneticisi Nejat Kocabay, Price Waterhouse Cooper (PwC) Vergi Hizmetleri Ortağı Bilgütay Yaşar, Hacettepe Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HUGO) Direktörü  Prof. Dr. Murat Erdoğan, OXFAM Türkiye Direktörü Meryem Aslan, SurAkademi Başkanı Murat Bursa Sungur, Suriyeli İşadamları Derneği (SİAD) Başkanı Khaled Bablli, Suriye Ekonomi Forumu Direktörü Rami Sharrack, Suriyeli Girişimci Mojahed Akeel katıldılar.

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-1

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-2

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-7

 

 

 

 

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-3

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-4

 

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-6

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-3

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-10

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-11

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-12

Sosyal Kapsama İnisiyatifi İkinci Toplantı-13

İSTKA Destekli “İstanbul’da İstihdam Trendleri” İNGEV Projesi Hürriyet İK’da…

İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Doğrudan Faaliyet Desteği ile İstanbul’da İstihdama İlişkin Trendler açıklandı. Proje kapsamında literatür taraması, yuvarlak masa toplantıları, 1.400 örnekli bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) ve sonuçların değerlendirildiği bir çalıştay gerçekleşti. Çalışmada en yeni gelişmeleri anlamak ve uluslararası işgücü istatistikleri ile uyumlu olmak açısından genç istihdamı esas alındı; 15-34 yaş arasında olanlar 3 kategori içinde kapsandı; işveren veya kendi hesabına çalışanlar, bir işveren yanında çalışanlar ve iş arayanlar (işsizler).

istanbulun istihdam trendleri

İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Doğrudan Faaliyet Desteği ile İstanbul’da İstihdama İlişkin Trendler açıklandı. Proje kapsamında literatür taraması, yuvarlak masa toplantıları, 1.400 örnekli bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) ve sonuçların değerlendirildiği bir çalıştay gerçekleşti. Çalışmada en yeni gelişmeleri anlamak ve uluslararası işgücü istatistikleri ile uyumlu olmak açısından genç istihdamı esas alındı; 15-34 yaş arasında olanlar 3 kategori içinde kapsandı; işveren veya kendi hesabına çalışanlar, bir işveren yanında çalışanlar ve iş arayanlar (işsizler).

Araştırmaya göre İstanbul genç istihdam (15-34 yaş) piyasası içinde ilköğretim – ortaokul ve altı mezunlar yüzde 39.7 ile birinci sırada yer alırken, lisans ve üstü eğitim görenler yüzde 27.7’lik oranla ikinci sırada yer aldı.

EN ÇOK İŞSİZLİK EDEBİYATTA
En yüksek işsizlik oranı (yüzde 29.8) edebiyat-güzel sanatlar fakültelerinden mezun olanlarda, ikinci sırada fen-mimarlık –hukuk fakülteleri (yüzde 24) geliyor.
Aynı zamanda bu iki grupta işveren-kendi hesabına çalışma da yüksek. İktisadi ve idari bilimler ile eğitim fakültesi mezunları daha çok çalışan oluyor.

STAJ FARK ETMİYOR
Staj yaptığını beyan edenler çalışma hayatında özel olarak avantajlı bir durumda değiller. Staj yapmış olmakla olmamak arasında anlamlı bir fark bulunmuyor. Staj gibi mesleki eğitim kursu almış olmak da çalışma hayatında istihdama yönelik özel bir etki yapmıyor.

GİRŞİMCİLİK EĞİTİMİ İSTİYORLAR
Katılımcılara en çok hangi alanlarda istedikleri sorulduğunda girişimcilik ve yabancı dil eğitimi en çok istenilen alanlar. Kod eğitimi, bilgisayar teknolojileri, sosyal medya yetkinliği dallarında eğitim ihtiyacı yine yüksek olmakla birlikte görece daha az. Bu alanların gelecekteki önemi düşünülürse farkındalığın artırılması gerektiği sonucu çıkıyor.
“Hangi alanlarda daha fazla eğitim almış olmak istenirdi” sorusuna

yüzde 84.5’i liderlik, takım çalışması, iletişim, problem çözme, mülakat becerileri gibi çalışma hayatı yetkinlikleri
yüzde 82.9’u girişimcilik bilgilerini geliştiren bir eğitim
yüzde 79.7’si yabancı dil eğitimi
yüzde 73.6’sı hukuksal bilgilerimi geliştiren bir eğitim
yüzde 73.5’i somut olarak bir işe uygun mesleki eğitim
yüzde 72.7’si bilgisayar paket program kullanım yetkinliği
yüzde 65.6’sı sanatla ilgili yetkinliklerimi geliştiren bir eğitim
yüzde 65.4’ü sporla ilgili yetkinliklerimi geliştiren bir eğitim
yüzde 64.6’sı bilgisayar teknolojileri ve donanımı eğitimi
yüzde 53.6’sı bilgisayar kod yazma ve yazılım yetkinliği
yüzde 40.2’si sosyal medya ile ilgili yetkinlik eğitimi diye cevap verdi.

Okurken iş deneyimi sahibi olmak, daha fazla eğitim almayı istemek ve başka bir alanda eğitim almayı istemek bugünden geçmişe bakıldığında en fazla katılım gösterilen ifadeler. Eğitim konusunda geçmişe bakıldığında bir tatminsizlik gözüküyor. Bu eksiklik hissi kadınlarda daha fazla. Özellikle orta öğrenimde rehberlik hizmetlerinin de güçlenmesi gerektiği gözüküyor.

Örneklem içerisinde yer alan 15-34 yaş arası iş sahiplerinin bu statüde ortalama bulunma süresi 5,1 yıl. Son bir yılda yüzde 6,7, son iki yılda ise yüzde 29,2’si iş sahibi olmuş. Girişimcilik konusundaki destekler ve gençler arasındaki kurumsal şirketlerden kaçma eğilimi girişimciliği güçlendiriyor.

İş sahibi olanların yüzde 63,3’ü bu işi kendileri kurmuşlar. Yüzde 36,7’si devam eden bir işte, muhtemelen aile –ortak bağlantılı bir işte iş sahibi olmuş. Girişimcilik daha çok 5 yıl civarında ücretli olarak çalıştıktan sonra realize oluyor.

EN ÇOK SATIŞ DANIŞMANI VAR
Hizmet ve satış elemanları en kalabalık meslek grubu (yüzde 25,8) olarak ortaya çıkıyor. İstanbul çalışan nüfusunun yüzde 16.2’si ise nitelik gerektirmeyen işlerde.

Kadınlar ve erkeklerin işteki pozisyonları birbirinden büyük ölçüde farklılaşıyor. Kadınlar erkeklere göre çok daha az yönetici, daha az teknisyen ve daha az hizmet ve satış elemanı konumunda çalışıyorlar. Buna karşılık erkeklere göre daha fazla profesyonel meslek gruplarında ve büro hizmetlerindeler.

EĞİTİM İŞ HAYATINA HAZIRLAMIYOR
Çalışanların yüzde 31.6’sı yaptıkları işle aldıkları eğitimin ilgili olduğunu söylüyor. Buna karşılık yüzde 47’si ilgisiz buluyor. Mesleki eğitim veren okulların mezunlarından iş-eğitim ilişkisini kurma yükselip yüzde 54.2’ye ulaşıyor.

Aynı şekilde çalışanların yüzde 42.6’sı aldığı eğitimin kendisini iş hayatına hazırlamadığını düşünüyor.

KURUMSAL YAPI HEYECANLANDIRMIYOR
Araştırma sonuçlarını yorumlayan İNGEV Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Vural Çakır, İstanbul’da işsizlerin büyük bölümünün düşük eğitimliler ve yüksek eğitimliler olduğunu söyledi: “İstanbul’da gençler arasında yüksek bir iş gücü hareketliliği var. Paralel olarak iş tatminsizliği de ciddi boyutlarda. 15-34 yaş arasındaki çalışanların yüzde 20’si mevcut işlerinde en fazla bir yıl kalmak istiyorlar. Öte yandan aynı insanların geçmişe baktıklarında en fazla ihtiyaç hissettikleri eğitim girişimcilik eğitimi. Anglosakson iş kültürünün Y, Z gibi adlar taktığı kuşakları geleneksel “kurumsal” yapı önceki kuşakların aksine heyecanlandırmıyor. Bunları birleştirdiğinizde İstanbul genç nüfusu yüksek bir girişimcilik potansiyeli taşıyor, desteklenmesi gereken büyük bir fırsat. Çünkü sonuçta istihdam Artışını girişimcilik sağlayabilir.”

calısma durumuna göre en son mezun

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hürriyet İK’da yazıyı okumak için tıklayınız…

İSTKA Destekli “İstanbul’da İstihdama İlişkin Trendlerin Belirlenmesi” Projesine Medyadan Büyük İlgi

İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile İNGEV’in yürüttüğü “İstanbul’da İstihdama İlişkin Trendlerin Belirlenmesi” Projesi basin toplantısı, medyanın yoğun katılımı ile gerçekleşti.

İNGEV tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Doğrudan Faaliyet Desteği ile gerçekleştirilen proje ile İstanbul’daki mevcut istihdam trendlerinin eğitimle ilişkisini inceleyerek bu bağlamda olabilecek gelişme alanları konusunda ilgili tarafların planlamalarına yardımcı olacak veri setlerinin oluşturulması amaçlandı.

Proje kapsamında literatür taraması, Yuvarlak Masa Toplantıları, 1400 örnekli bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) ve sonuçların değerlendirildiği bir Çalıştay gerçekleşti.  Veri toplama, Haziran ayında yapıldı. Çalışmada en yeni gelişmeleri anlamak ve uluslararası işgücü istatistikleri ile uyumlu olmak açısından genç istihdamı esas alındı. 15-34 yaş arasında olanlar, 3 kategori içinde kapsandı; işveren veya kendi hesabına çalışanlar, bir işveren yanında çalışanlar ve iş arayanlar (işsizler).

 

İşte projeden bazı bulgular:

  • İstanbul genç istihdam (15-34 yaş) piyasası içinde ilköğretim –ortaokul ve altı birinci sırada, lisans ve üstü eğitim görenler ikinci sırada.
  • İşveren-kendi hesabına çalışan kategorisinde düşük eğitimliler daha yüksek oranda. Eğitim ve kendi hesabına çalışma adeta eğitim düzeyi ile ters orantılı. İş arayanlar (işsiz) eğitim düzeyine göre genelden önemli bir farklılık göstermiyor.
  • En yüksek işsizlik oranı (sayısı değil) edebiyat-güzel sanatlar fakültelerinden mezun olanlar, ikinci sırada fen-mimarlık –hukuk fakülteleri geliyor. Aynı zamanda bu iki grupta işveren-kendi hesabına çalışma da yüksek. İktisadi ve idari bilimler ile eğitim fakültesi mezunları daha çok çalışan konumunda.
  • Staj yaptığını beyan edenler çalışma hayatında özel olarak avantajlı bir durumda değiller. Staj yapmış olmakla olmamak arasında anlamlı bir fark bulunmuyor. Staj sisteminin uygulamada daha etkin hale gelmesi önemli.
  • Staj gibi mesleki eğitim kursu almış olmak da çalışma hayatında istihdama yönelik özel bir etki yapmıyor. Son yıllarda gelişen mesleki kurs iş dünyası ilişkisini güçlendirmek ve yaygınlaştırmak önemli

 

Basın bülteninin tamamını okumak için tıklayınız

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13