Yazarın diğer yazıları : Vural Çakır

KAHRAMANLIK ÜSTÜNE

Bazı sektörler kendilerini değer bazlı fiyatlarlar. Araştırma kendisini kullandığı girdi ile fiyatlayan sektörlerdendir.  Yapılan anket sayısı, görüşme sayısı, grup tartışması sayısı gibi adetler üzerinden fiyat konuşulur. Faydalı yanı sektörün kendine özgü bir iş tanımına, bir çerçeveye sahip olarak farklılaşabilmesidir.  Aslında en “dipte” yani fiilen o verinin oluşum sürecinde olanlar, doğru oluşması için çalışanlar sektörün asıl […]

BAGAJ

Cambridge Analytica (CA) vakasını kim hatırlar. Özellikle 2016 ABD seçimlerini manipule ettikleri iddia edildi, yargılandılar şirket kapandı, yöneticileri kampanya yönetmekten men edildi. Kişisel verilerin kötüye kullanımı, ‘post-truth’, seçmen davranışlarının değiştirilmesi gibi manipülasyon konuşmalarının örneği oldu. Netflix’de bir belgeseli var. Yaptıkları işin esası yabancı gelmemelidir. Geliştirdikleri bir aplikasyon aracılığı ile 270 bin kadar Facebook kullanıcısından anketle […]

HAYAL VE GERÇEK

Telefon o sabah klasik zil tonu ile, acı acı denemeyecek bir şekilde çaldı. Zaten genellikle kısık seviyeye ayarlandığı için acı acı çalma ihtimali de yoktu. Arayan Reklamcılık Vakfının yöneticisidir.  Hafiften fırça da içeren bir konuşma olur. TÜAD’da neler olduğundan haberdar mıyımdır? Dernek hiç istenmeyen tuhaf bir yere savrulmak, bölünmek gibi tehlikelerle karşı karşıyadır.  Ben ne […]

Almak ve Birleştirmek

Pazarlama hizmetleri alanındaki global şirketlerin gelişimi kendi başına büyük bir konu. Bu gelişmeyi en fazla etkileyen, hatta yönlendiren kişi Martin Sorrell ve WPP olmalıdır Dünyanın en büyük pazarlama hizmetleri grubu denebilecek bu grubun büyümesini sağlayan birçok değişik unsur olabilir ama hepsi dönüp gelip aynı basit stratejiye bağlanır. Finansal kaynaklara erişimde ustalaş, nerede ne bulursan satın […]

ŞİMDİ PARİS

Paris iç içe geçmiş halkalar gibi birbirine eklenerek genişleyen 20 bölgeden oluşur. En içte Louvre’un da yer aldığı birinci bölge bulunur. Ipsos Merkez binası şehrin güneydoğu sınırında, en dıştaki parçalardan birinde, nüfusunun beşte birini yabancıların oluşturduğu on üçüncü bölgededir. Ofisin   en cazip özelliği 3-4 dakikalık yürüme mesafesinde mülteci Türklerin ve Kürtlerin açtığı lokantaların bulunmasıdır. Kısa […]

MASUMİYETİN SONU

Bir zamanlar reklam çok masumdu. Aralarda  birkaç komplo teoricisinden  “subliminal” mesajlarla insanların beyni yıkanıyor şeklinde çatlak sesler çıksa da herşey aslında “madman”lerin yaratıcı, temiz ve hafif alkollü ellerindeydi. Bira bu kapağın altındadır, eskimiş çoraplarınızı atın, parizyenden müjde size, yöneticimiz uyuyor mu, çakar çakmaz çakan çakmak bu masumiyetin samimi  ürünleridir. Önce TRT, sonra özel televizyonlar reklamın […]

İLK TEMAS

Pazar payı ölçen araştırmaların değişmez  bir kaderi vardır. Hep tartışılır, bol bol sorgulanır. Pazarlamacıların temel performans göstergelerinden (KPI) birisi  bağımsız bir şirket tarafından ölçülen  pazar payıdır. Pazarlama yöneticisi genellikle kendi payının ölçülenden daha yüksek olduğuna inanır. Şirketinin iç kaynakları ve diğer başka kaynaklardan gelen bilgilere göre pazardaki payı, araştırmanın gösterdiğinden çok  daha yüksek olmalıdır. Herkesin […]

İTİBAR VE ETKİ

Araştırma, mevcut sistemin en içi dolu mesleklerinden biridir. Sektörün temsilcisi olan Türkiye Araştırmacılar Derneğinin (TÜAD) bu dolu içeriğe uygun bir itibara kavuşması ve ülkenin en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olması peşinden gidilebilir bir iddiadır. Elbette bir sektörün ve bir derneğin yüksek itibara kavuşması uzun dönemli, senkronize edilmesi gereken çok parçalı bir iştir, sektörü oluşturan […]

The Third

Kemal Derviş’in ekonomiyi gündelik siyasetlerin elinden almaya çalıştığı sıralarda KMG kurulur, eş zamanlı olarak sermaye yatırımı yolu ile HTP’nin büyük ortağı olur ve yine eş zamanlı olarak HTP de, GFK ‘dan Hane Tüketim Panelini satın alır. KMG için hızlı bir pazar girişidir. Hane Tüketim Paneli alanında faaliyet yürüten iki şirket de durumdan pek memnun değildir. […]

2001 – KMG

Kapitalizm üzerine çalışanlar sistemin doğası gereği devrevi krizler ürettiğini ve hatta bu krizlerle kendini iyileştirdiğini söylerler. Kendini iyileştirme kısmı tartışmalı olsa da devrevi krizler konusunda Türkiye örnek alınacak ülkelerden birisidir. Hatta sürdürülebilir muhalefet olma bakımından üstün bir performans gösteren geleneksel sosyal demokrasi sözcülerinin zaman ve mekândan bağımsız olarak cümlelerine “Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birini […]