E-Bülten No.4

[av_one_fifth first min_height=” vertical_alignment=” space=” custom_margin=” margin=’0px’ padding=’0px’ border=” border_color=” radius=’0px’ background_color=” src=” background_position=’top left’ background_repeat=’no-repeat’ animation=”][/av_one_fifth] [av_three_fifth min_height=” vertical_alignment=” space=” custom_margin=” margin=’0px’ padding=’0px’ border=” border_color=” radius=’0px’ background_color=” src=” background_position=’top left’ background_repeat=’no-repeat’ animation=”] [av_textblock size=” font_color=” color=”] Değerli Dostlar,

İnsani Gelişme Raporu 2016 yayınlandı. Rapor genelde medyada ülkelerin sıralaması ile yer alıyor. Biz ise  İNGEV olarak özellikle insani gelişme konusundaki yaklaşımı ve çizdiği gelişme vizyonu için önemli bulduk. Herkesin raporun tamamını okuyacak zamanı olmadığını düşünerek, seçtiğimiz bazı paragrafları, anlamlarını koruyarak sizlere Türkçe aktarmak istedik. Umarız yararlı olur.

Saygılarımızla

İNGEV
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_textblock size=” font_color=” color=”]

İnsani Gelişme Raporu 2016’dan Seçmeler Herkes İçin İnsani Gelişme

Önsözden

İnsani gelişme bütünüyle insanın özgürlüğüne bağlı; her bir bireyin potansiyelini gerçekleştirebilme özgürlüğüne sahip olmasına, sadece bir kısmımızın veya çoğunluğumuzun değil, dünyanın her köşesindeki istisnasız her bir insanın, şimdi ve gelecekte.  Bu evrenselcilik insani gelişme yaklaşımını benzersiz kılar.

Dünyanın kimseyi geride bırakmamak adına 15 yıldan az bir zamanı kaldı. İnsani gelişmişlik uçurumunu kapatmak, gelecek nesiller için aynı ve hatta daha iyi fırsatlar sağlamak. Bu çok cesur bir gündem. İnsani gelişme sürdürülebilmeli ve sürdürülebilir olmalı ve her bir insan hayatını zenginleştirmeli. Böylelikle tüm insanların barış ve refaha ulaşabileceği bir dünyaya sahip olabilelim.

Helen Clark

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_image src=’http://ingev.org/wp-content/uploads/2017/03/HDR2016-1.png’ attachment=’3658′ attachment_size=’full’ align=’center’ styling=” hover=” link=” target=” caption=” font_size=” appearance=” overlay_opacity=’0.4′ overlay_color=’#000000′ overlay_text_color=’#ffffff’ animation=’no-animation’][/av_image] [av_textblock size=” font_color=” color=”] İnsani Gelişme Raporunun Temel Mesajları

  • Evrensellik insani gelişmenin temelidir ve herkes için insani gelişme ulaşılabilirdir.
  • Dünyada birçok insan temel ihtiyaçlardan yoksundur ve azımsanmayacak engellerle karşı karşıyadırlar.
  • Herkes için insani gelişme bazı analitik konulara ve değerlendirme perspektiflerine yeniden odaklanmayı gerektirmektedir.
  • Politika seçenekleri vardır ve eğer uygulanırsa, herkes için insani gelişmeye ulaşmak olasıdır.
  • Daha adil, objektif bir küresel bakış da herkes için insani gelişmeyi mümkün kılabilir.
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_image src=’http://ingev.org/wp-content/uploads/2017/03/HD_WordCloud2.jpg’ attachment=’3659′ attachment_size=’full’ align=’center’ styling=” hover=” link=” target=” caption=” font_size=” appearance=” overlay_opacity=’0.4′ overlay_color=’#000000′ overlay_text_color=’#ffffff’ animation=’no-animation’][/av_image] [av_textblock size=” font_color=” color=”] İnsani Gelişme ve Özgürlükler

İnsani gelişme özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgilidir, böylelikle tüm insanlar değer verdikleri kararlarının peşinden gidebilirler. Bu tür özgürlüklerin 2 temel boyutu vardır –  birincisi refah özgürlüğüdür, işleyiş ve becerilerle,  diğeri ise kurum özgürlüğüdür, ifade ve özerklikle temsil edilir.
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_image src=’http://ingev.org/wp-content/uploads/2017/03/SDGs.jpg’ attachment=’3660′ attachment_size=’full’ align=’center’ styling=” hover=” link=” target=” caption=” font_size=” appearance=” overlay_opacity=’0.4′ overlay_color=’#000000′ overlay_text_color=’#ffffff’ animation=’no-animation’][/av_image] [av_textblock size=” font_color=” color=”] İnsani Gelişme ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

İnsani Gelişme Raporu ve 2030 gündemi, evrensellik ilkesine dayanmaktadır ve üç ana konuya dikkat çeker. Aşırı yoksulluğun bertaraf edilmesi , açlığın sonlandırılması ve sürdürülebilirlik. İnsani Gelişme yaklaşımı ve 2030 gündemi, birbirinin anlatımını ortak paydada desteklerken, aynı zamanda birbirleri için etkin bir savunuculuk platformudur.
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_image src=’http://ingev.org/wp-content/uploads/2017/03/UNDP.jpg’ attachment=’3661′ attachment_size=’full’ align=’center’ styling=” hover=” link=” target=” caption=” font_size=” appearance=” overlay_opacity=’0.4′ overlay_color=’#000000′ overlay_text_color=’#ffffff’ animation=’no-animation’][/av_image] [av_textblock size=” font_color=” color=”] Geride Kalanlara (İhmal Edilmişlere) Evrensel Politikalarla Ulaşmak

Kapsayıcı büyümeyi sürdürmek

  • İstihdam temelli bir büyüme stratejisi oluşturmak
  • Finansal kapsamayı geliştirmek
  • İnsani gelişme önceliklerine yatırım yapmak
  • Çok boyutlu kazan-kazan stratejileri gerçekleştirmek

Kadınlar için fırsatlar geliştirmek

  • Kadın girişimcileri cesaretlendirmek ve desteklemek
  • İşyerinde kadınların yükselmesindeki engelleri aşmak

Yaşamsal becerilere yönelmek

  • Çocukların geleceğe hazırlanmalarına yardımcı olmak
  • Genç insanları teşvik etmek
  • Korunmasız işçileri korumak
  • Yaşlı insanlara bakmak

İnsani gelişme öncelikleri için kaynakları seferber etmek

  • Mali alan yaratmak
  • Hibeleri birleştirmek
  • İklim finansmanını insani gelişme öncelik finansmanı olarak kullanmak
  • Diğer araçlardan yararlanmak
  • Kaynakları etkin biçimde kullanmak

Herkes İçin İnsani Gelişme: Aksiyon Gündemi

  • İnsani gelişme eksikliği yaşayanları ve nerede olduklarını belirlemek
  • Mevcut politika opsiyonlarını bütünlük içinde sürdürmek
  • Cinsiyet farklılığını kapatmak
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini ve diğer küresel anlaşmaları uygulamak
  • Reformlara yönelik çalışmalar sürdürmek
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_image src=’http://ingev.org/wp-content/uploads/2017/03/HDR2-2016-495×400.jpg’ attachment=’3662′ attachment_size=’portfolio’ align=’center’ styling=” hover=” link=” target=” caption=” font_size=” appearance=” overlay_opacity=’0.4′ overlay_color=’#000000′ overlay_text_color=’#ffffff’ animation=’no-animation’][/av_image] [av_textblock size=” font_color=” color=”] Küresel Sistemde Reform İhtiyacı:

Günümüz dünyasında, evrensel bir insani gelişme için ulusal politikalar tamamlayıcı olmalıdır. Adil olan ve insani gelişmeyi besleyen bir sistem tarafından da desteklenmelidir. Mevcut sistemde öne çıkan 5 eksik şu şekilde sıralanabilir:

  • Dengesiz bir ekonomik küreselleşme yönetimi
  • Adaletsiz küreselleşme
  • Çok uluslu kurumların yönetiminde sorunlar yaşanması
  • Çok yönlülüğün insan güvenliğine karşı sadece duyarlı olması
  • Sivil toplumun potansiyeli ile ilgilenilmemesi
[/av_textblock] [av_hr class=’default’ height=’50’ shadow=’no-shadow’ position=’center’ custom_border=’av-border-thin’ custom_width=’50px’ custom_border_color=” custom_margin_top=’30px’ custom_margin_bottom=’30px’ icon_select=’yes’ custom_icon_color=” icon=’ue808′] [av_textblock size=” font_color=” color=”] Sonuç

İnsani gelişme perspektifinden bakıldığında, tüm insanların değer verdikleri şeylere ulaşmalarını, kendi potansiteyellerinin tümüyle farkında oldukları ve bu özgürlüğe sahip oldukları bir dünya istiyoruz. İnsani gelişmenin de ilgilendiği tek konu işte budur: evrensellik, kimseyi arkada bırakmamak (ihmal etmemek).

Evrensel insani gelişme – yaşı, uyruğu, dini, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel tercihi ne olursa olsun – insanın kendi yeteneklerini tümüyle ortaya koymalı ve bu yetenekleri uygulamasında da sağlayıcı olmalıdır.

Bu aynı zamanda, yetenek ve fırsatların, bir bireyin hayatı boyunca ve kuşaktan kuşağa, sürdürülebilir olması anlamına da gelmektedir. Bundan yararlanamayan ve geride kalanların (ihmal edilenlerin) kendi potansiyellerini ortaya çıkarabilmeleri için desteğe ihtiyacı vardır.

Gelişme, insanlarındır, insanlar tarafından gerçekleştirilir ve insanlar içindir. İnsanlar birbirleriyle ortak olmalıdır. İnsanlar ve gezegenimiz arasında bir denge olması gerekir ve insanlık barış ve refah için çaba sarfetmelidir. İnsani gelişme, her insan hayatının eşit derecede değerli olduğunun kabul edilmesi ve herkes için insani gelişmeye en geride kalanlardan (ihmal edilenlerden) başlanması ile başarılabilir.
[/av_textblock] [/av_three_fifth][av_one_fifth min_height=” vertical_alignment=” space=” custom_margin=” margin=’0px’ padding=’0px’ border=” border_color=” radius=’0px’ background_color=” src=” background_position=’top left’ background_repeat=’no-repeat’ animation=”][/av_one_fifth]

Sur'da-Yaşanan-Olayların-Kent-Ekonomisine-Etkilerinin-Analizi-Sonuç-Bildirgesi-Açıklandı

“Sur’da Yaşanan Olayların Kent Ekonomisine Etkilerinin Analizi” Sonuç Bildirgesi Açıklandı

Sur'da-Yaşanan-Olayların-Kent-Ekonomisine-Etkilerinin-Analizi-Sonuç-Bildirgesi-Açıklandı

İNGEV (İnsani Gelişme Vakfı) ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi işbirliğinde bin işletme ve 200 çalışanla yapılan saha çalışmasının ardından hazırlanan analiz raporu basın açıklamasıyla kamuoyu ile paylaşıldı. Kalkınma Bakanlığı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ve İstanbul Politikalar Merkezi’nin ortaklaşa yürüttüğü “Sur’da Yaşanan Olayların Kent Ekonomisine Etkilerinin Analizi” projesinin sonuç bildirgesi basında da büyük ilgi gördü.

Programa, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet SAYAR, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan MARAL, İNGEV Uzmanı Aysen Ataseven katıldı.

Açılış konuşmasını yapan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, “Saha çalışmamızın amacı Sur içinde yaşanan olaylardan sonra Sur ve bir bütün kentte gelişen ekonomik sorunları tespit etmekti, bu şekilde kente dair geliştirilecek ekonomi politikaları için yerelden mevcut durumu gösteren veriler oluşturmaktı. Saha çalışması kapsamında odamıza kayıtlı Sur’da 293, Diyarbakır genelinde 709 işletme ile bire bir görüşmeler yapıldı.” dedi

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, “Sur ilçesinden başlayarak bu çalışmayı yapmaya karar verdik. Bir normalleşmeye gidilecekse bunun en önemli koşularından biri ekonomiyi tekrardan canlandırmak, ekonomik sorunlara çözüm olabilecek politikalar üretmektir.”  ifadelerini kullandı.

Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Hasan Maral da “Bu çıkan veriler doğrultusunda istihdam açığı, kalifiye personel açığı varsa onu gidermek yine esnafın sanayicilerin talepleri varsa onları yerine getirme adına ilgili aktörlerle işbirliği içerisinde çalışacağız.” diye konuştu.

Programda İNGEV uzmanı Aysen Ataseven de saha araştırmasını detaylı anlatan bir sunum gerçekleştirdi.

Hazırlanan raporda şu ifadelere yer verildi:

  • Sur içinde faaliyet gösteren işletmelerin, yarıdan fazlası 1-5 çalışanlı yüzde 56’sı küçük işletmeler olduğu belirtildi. Bu işletmelerin 2015-2016 yılları arasında etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla yüzde 25 ciro kaybı yaşadığı tespit edildiği buna paralel olarak Sur olaylarında sonra ortalama çalışan sayılarında yüzde 43 azalma yaşandığına dikkat çekildi.

Raporda bir başka detayda Sur içindeki açık işletmelerin yaklaşık 5’te biri yüzde 19’u kapsayan ya da taşınan işletmelerin yüzde 20’si Sur’da yaşanan olaylar sırasında fiziksel hasar gördüğü ve Sur içinde oluşan maddi hasarın toplam 5 milyon TL’nin üzerinde olduğunu kaydedildi.

Araştırma Raporu için Lütfen Tıklayınız

ingev2 ingev

Türkiye’de yaşam memnuniyet düzeyimiz ,3 oldu

Türkiye’de yaşam memnuniyet düzeyimiz %61,3 oldu…

Mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2015 yılında %56,6 iken 2016 yılında %61,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise %11,4’ten %10,4’e düştü.

Kadınlarda mutluluk oranı, 2015 yılında %60,2 iken 2016 yılında %64,5’e, erkeklerde bu oran %52,9’dan  %58,1’e yükseldi.

 

En yüksek mutluluk 18-24 Yaş Grubunda

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyine bakıldığında, en yüksek mutluluk oranı yüzde 65.1 ile 18-24 yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 58.2 ile 35-44 yaş grubunda gerçekleşti.

Okul bitirmeyen bireylerde mutluluk düzeyi daha fazla oldu

Bir okul bitirmeyenlerde mutluluk oranı yüzde 63.5 iken bunu sırasıyla; yüzde 62.9 ile ilkokul mezunu, yüzde 61.4 ile ilköğretim veya ortaokul mezunu, yüzde 60.2 ile yükseköğretim mezunu, yüzde 57.8 ile lise ve dengi okul mezunu izledi.

 

Evli kadınlar evli erkeklere göre daha mutlu

Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin yüzde 64.7’si mutluyken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 53.5’a düştü. Mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli kadınların yüzde 68.3’ünün, evli erkeklerin ise yüzde 60.8’inin mutlu olduğu gözlendi.

 

Bireyleri %70.2 ile En Çok Aileleri Mutlu Etti

Kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 70.2 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 15.1 ile çocuklar, yüzde 4.7 ile eş, yüzde 3.6 ile anne/baba, yüzde 2.7 ile kendisi, yüzde 1.9 ile torunlar ve yüzde 1.7 ile diğer kişiler izledi. Mutluluk kaynağı olan değerlerde sağlık ilk sırayı aldı.

Kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 72.1 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 14.6 ile sevgi, yüzde 7.0 ile başarı, yüzde 3.2 ile para, yüzde 2.3 ile iş ve yüzde 0.8 ile diğer değerler izledi.

 

Kamu Hizmetlerinde En Yüksek Memnuniyet Ulaştırma’da

En yüksek memnuniyet oranı yüzde 78.4 ile ulaştırma hizmetlerinde gerçekleşirken bunu sırasıyla; yüzde 75.7 ile asayiş, yüzde 75.4 ile sağlık, yüzde 67.9 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 65.1 ile eğitim ve yüzde 57.9 ile adli hizmetlerden memnuniyet izledi.

 

Bireylerin Çoğu Kendi Geleceklerinden Umutlu

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2015 yılında yüzde 74.4 iken 2016 yılında yüzde 76.8’e yükseldi. Bu oran kadınlarda yüzde 74’ten yüzde 76.7’ye, erkeklerde ise yüzde 74.7’den yüzde 77.0’ye yükseldi.

(İndirmek için tıklayınız)

İşsizlik-oranı-121-seviyesinde-gerçekleşti

İşsizlik oranı %12,1 seviyesinde gerçekleşti, Kayıt dışı çalışanların oranı ise %33,3…

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 590 bin kişi artarak 3 milyon 715 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,6 puanlık artış ile  %12,1 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile %14,3 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 3,5 puanlık artış ile %22,6 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 1,6 puanlık artış ile %12,3 olarak gerçekleşti.

(İndirmek için tıklayınız)

igek

İGE-K (İnsani Gelişme Endeksi – Kamuoyu)

“İnsani-Gelişme-Endeksi-Kamuoyu”-E-Kitapçığı-Yayınlandı

Kişisel deneyimlere Dayalı İnsani Gelişme Endeksi’nin sonuçları açıklandı. İGE- K olarak adlandırılan endekse göre insani gelişme seviyemiz 100 üzerinden 59.3. En yüksek puana sahip insani gelişme bileşeni barınma (78.8), en düşük bileşen ise sosyal hayat (30.7)

 

İnsani Gelişme Endeksi –Kamuoyu (İGE-K) bireylerin kendi deneyimlerini veri olarak kullanıyor.

İnsani Gelişme UNDP öncülüğünde gittikçe yaygınlaşan bir kavram. UNDP insani gelişme yetkinliklerini oluşturan koşulları dört ana başlıkta topluyor; siyasi ve toplumsal katılım, çevresel sürdürülebilirlik, insani güvenlik ve insan hakları ile eşitlik ve sosyal adalet. Bu koşullara bağlı olarak insani gelişmenin göstergeleri ise üç ana başlıkta inceleniyor; uzun ve sağlıklı yaşam, ortalama eğitim süresi ve insanca yaşamayı sağlayacak gelir. İGE-K çalışması UNDP’nin bu kavramsal çerçevesinden hareket ediyor. Buna göre oluşturduğu sorular üzerinden bireylere kendi hayat deneyimlerini soruyor; oturduğu evdeki fiziki koşullar nasıl, sağlık hizmetlerine erişebiliyor mu, istediği eğitimi aldı mı, kişisel geliri nelere müsaade ediyor gibi. Bir başka açıklama ile İGE-K insanların toplumun geneli ile ilgili kanaatlerini değil, kendi bireysel deneyimlerini esas alan bir mantık izliyor.

İGE –K   Saha araştırmasına dayalı bir endeks çalışması            

İGE-K için öncelikle ilgili literatür taranarak insani gelişmeyi ölçme konusunda kullanılabilecek kavramsal çerçeve oluşturuldu. Endeks sistemi belirlendi. Buna göre oluşturulan soru kağıdı ile bir saha araştırması yaptırıldı. Saha araştırması sonuçları endeks sistemi içerisinde değerlendirilerek İGE-K ve alt bileşen sonuçlarına ulaşıldı. Böylece veri seti bir endeks yapısına dönüştürüldü ve sonuçlar endeks puanı olarak incelendir. Toplam 61 soru 9 alt bileşen içinde incelendi. Çalışmanın finansmanı İNGEV kaynaklarından sağlandı. Saha araştırması Ekim-Kasım 2016 içinde, CATI sistemi ile 27 ilde 1660 görüşme ile yürütüldü.

 

İnsani Gelişme Seviyemizi gösteren İGE –K skoru 100 üzerinden 59.3, en yüksek alt bileşen barınma (78.8) ve en düşük skor ise sosyal hayat (30.7);

İnsani gelişme seviyemizi belirleyen puan 100 üzerinden 59.3. Bu çalışma alanında ilk olduğundan başka ülkelerle veya geçmişle karşılaştırılarak bu seviye ile ilgili bir yorum yapmak imkanı yok. Alınabilecek maksimum puan olan 100 ve minimum puan olan 0 teorik olan ve pratikte karşılaşılamaz seviyeler. Bu nedenle İGE-K puanı olan 59.3  ortanın üstü, gelişme alanı ve ihtiyacı yüksek bir seviye olarak adlandırılabilir

İGE-K skorunu yukarı yönde etkileyen 3 alt bileşen bulunuyor. Barınma (78.8), İnsani Güvenlik (74.3) ve sağlık (70.5) bireylerin kendi hayat deneyimlerine göre ortalama skor olan İGE-K ‘ya göre ciddi olarak yüksekler.

Buna karşılık sosyal hayat (30.7), bireysel ekonomi (43.6) ve eğitim (46.3) yine bireysel deneyimlere göre, insani gelişme seviyemizi alta çeken, ortalamanın ciddi olarak altında kalan bileşenler.

igek-ve-alt-bileşenleri

Bölgesel dağılımda önemli bir nokta Güneydoğu Anadolu bölgesinin ciddi ölçüde ortalamanın altında bir insani gelişme deneyimine sahip olması. İGE-K 59.3 iken Güneydoğu Anadolu bölgesinde skor 50.1’e düşüyor. Bunun dışında bölgeler ortalamanın biraz üstünde ve biraz altında dağılım gösteriyorlar.

Önemli bir diğer sonuç, insani gelişmenin yüzde 20’lik gruplara göre gösterdiği farklılıklar.  İnsani Gelişme skorunun oldukça yüksek olduğu birinci yüzde 20’lik grupta İGE-K  80.1 puan alırken, beşinci yüzde 20’lik grupta bu puan  37.0’a düşüyor.  İnsani Gelişme açısından çok farklılaşmış bir toplum özelliği gösteriyoruz.

En yüksek puanı alanı barınma alt bileşeni (78.8)  içinde konutun ısınması ve yiyecek için gereken gaz temini gibi konular kişisel problemin çok az yaşandığı konular olarak öne çıkıyor.  Barınma koşullarını görece olumsuz etkileyen problem alanlarını ise  temiz yakın çevre (69,6) ile yakın çevrenin gürültüsüz olma durumu  (65.3)  oluşturuyor.

Toplamda yüksek endeks puanı alan insani güvenlik bileşeninde özellikle bir soru diğerlerinden ayrışarak çok daha düşük kalıyor; günlük hayatta terör tehlikesi hissetmemek (49.9). Terörün ilgili dönemde günlük hayatı ciddi bir şekilde etkilediği bu şekilde de belirlenmiş oluyor. Öte yandan, komşularla olan ilişkilerde  din-mezhep-etnik farklılıklardan ötürü bir sorun yaşamıyorum (83.3) ve inançlarıma uygun yaşamak konusunda bir sorun hissetmiyorum (83.3) yüksek puanlarla  toplumsal dokumuzun uzlaşmaya ve bir arada yaşamaya yatkınlığını gösteriyor.

İGE-K’yı oluşturan alt bileşenler içinde yine yüksek bir seviye gösteren diğer bir konuda sağlık alanında yaşanan deneyimler(70.5). Sağlık hizmetlerine erişim, sağlık hizmetlerinin finansmanı bu yüksek puanı özellikle olumlu olarak etkiliyor. Buna karşılık temiz ve güvenilir gıda ile beslenme (66.5) ile sağlık ortalamasının en alt değişkeni durumunda.

İGE-K’yı oluşturan değişkenler içinde en düşük puan alan sosyal hayat (30.7). Spor karşılaşmalarını izlemeye gitmek (17.7) , sanatsal faaliyetleri izlemeye gitmek (26.6)gibi çok düşük değerler ortaya çıkıyor. En düşük 5. yüzde 20’lik grupta  sosyal  hayat puanı 6 seviyesine kadar düşüyor. Oldukça  içe dönük bir hayat yaşıyoruz.

Bireysel ekonomi İGE-K ortalamasının altında kalan ve insani gelişme seviyemizi aşağıya çeken diğer önemli bir bileşen (43.6) . Burada en dikkat çekici nokta birinci yüzde 20’lik grupla (86.1) ile beşinci yüzde 20’lik grup arasındaki büyük kırılma (8.4) . Dördüncü yüzde 20’lik grup bile çok yetersiz bir seviye gösteriyor (25.6) Toplumsal bölüşüm yapımızdaki bozukluğu net bir şekilde görüyoruz. Gelirin hayat standardını belirleyen en temel faktör olduğunu varsayarsak, üzerinde en fazla durmamız gereken, konu belki de bu bozulmadır.

İnsani Gelişme ortalamamızı aşağıya çeken üçüncü önemli unsur ise eğitim (46.3)  Okulda alınan eğitimin mesleki yönlendirme sağlamış olması ve yine alınan eğitimin yeteneklerimi geliştirmeye destek olması gibi unsurlar eğitim konusundaki kişisel deneyimlerin zayıf kalmasına yol açıyor. Eğitim çoğumuzun içinde bir “uhde” durumunda.

İGE-K ortalamasına yakın puan (60.5) alan toplumsal katılım alt bileşeni oldukça dağınık sonuç veren değişkenlerden oluşuyor. Dernek, vakıf, parti gibi sivil toplum kuruluşlarında üye olarak bulunmak (17.7) internet, gazete,TV gibi medyadan doğru haber almak (46.9) ile çevresel hayatı etkileyen kamusal projelerde fikir verebilmek (33.3) toplumsal katlım seviyemizin an zayıf değişkenleri. Buna karşılık görüşlerimi ifade ettiğim için baskıya uğramaktan endişe duymuyorum (88.4), son aylarda yapılan tartışmalar açısından bakıldığında şaşırtıcı denebilecek ölçüde yüksek bir endeks puanı alıyor.

İGE-K’ya bu linkten ücretsiz ulaşmak için tıklayınız…

ActHuman-Yoğun-Bir-İlgi-İle-Gerçekleşti...

Act*Human Yoğun Bir İlgi İle Gerçekleşti…

 

 

Act*Human İnsani Gelişme Zirvesi, 600 kişinin katılımı ile Swissotel’de gerçekleştirildi. Başak Şengül’ün moderatörlüğünü üstlendiği Zirve’nin konuşmacıları yoğun ilgi gördü. Zirve,  İNGEV Başkanı Vural Çakır’ın konuşması ile açıldı. 

The Coca Cola Company Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Muhtar Kent “Gelecek: Sosyal Şirket” hakkında önemli paylaşımlarda bulunurken, 21. Yüzyılın en sıra dışı kitaplarından biri olan SAPIENS ve HOMO DEUS’un yazarı Prof. Yuval Noah Harari, yarının kısa tarihini özetleyerek, insanlığı bekleyen gelecek hakkındaki düşüncelerini paylaştı. Harari, “21. Yüzyılın Yeni Zorlukları”ndan bahsederken, vizyoner konuşması ile katılımcılardan büyük beğeni topladı. 

The Economist’in ileri teknoloji içerikli kültür eki 1843’ün Genel Yayın Yönetmeni Emma Duncan “İnsani Gelişmeyi Şekillendirmede Şirketler” hakkında konuştu. 21. yüzyılın en önemli ekonomi düşünürlerinden biri olan Duncan konuşmasında şirketin insani gelişmenin şekillenmesindeki önemine değindi. UNDP Özel Sektör Direktörü Marcos Neto ise “İş Dünyası ile Sürdürülebilir Kalkınma” hususunda bilgilendirme yaparken, UNDP’nin 2030 yılına kadar 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinin gerçekleştirilmesinde attığı adımlardan bahsetti. 

İNGEV Başkanı Vural Çakır ve İGE – İ Proje Koordinatörü Doç. Dr. Murat Şeker, “İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler” ve “İnsani Gelişme Endeksi- Kamuoyu Algısı” başlıklarında bilimsel verilerle önemli paylaşımlarda bulundular.

Act*Human Zirvesi’nin kilometre taşlarından biri de “Mülteci Ressamlar ve Çocuklar” resim sergisi oldu. “Mutluluk, Özgürlük ve Karşılaşma” temaları üzerinden yapılan eserler, konferans boyunca sergilendi. Sultangazi Bahattin Yıldız Anadolu Lisesi’nde, toplam altı geçici Eğitim Merkezi’nden gelen öğrencilere proje danışmanlığı ve koordinatörlüğünü ünlü ressam İsmail Acar yaptı.

Act*Human Zirvesi’nde etkin sivil toplum kuruluşları ile şirketlerin birbirlerini daha iyi tanımasını sağlayacak bir özel sektör-sivil toplum buluşması sağlandı. Bunun için on yedi farklı sivil toplum kuruluşundan oluşan bir mini-fuar düzenlendi. Bu kuruluşlar salona canlı bağlanarak kendilerini izleyicilere tanıttılar. 

Act*Human Zirvesi’nin sonunda İNGEV’in yürüttüğü İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler araştırmasında dereceye giren belediyeler ödüllerini İNGEV Başkanı Vural Çakır’dan aldılar.  

 

vural çakır

başak şengül

emma duncanmarcos neto

murat şeker

ismail acarvural-çakır-igei

tüik-nüfus-artışı

Yeni TÜİK Araştırması: Türkiye Nüfusunun Ortanca Yaşı Yükseldi

Türkiye nüfusu 31 Aralık 2016 tarihi itibarıyla 79 milyon 814 bin 871 kişi oldu

Türkiye’de ikamet eden nüfus 2016 yılında, bir önceki yıla göre 1 milyon 73 bin 818 kişi arttı. Erkek nüfus 40 milyon 43 bin 650 kişi olurken, kadın nüfus 39 milyon 771 bin 221 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı, binde 13,5 olarak gerçekleşti

Yıllık nüfus artış hızı 2015 yılında ‰13,4 iken, 2016 yılında ‰13,5 oldu.

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,3 oldu

İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2015 yılında %92,1 iken, bu oran 2016 yılında %92,3’e yükseldi. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise %7,7 olarak gerçekleşti.

(indirmek için tıklayınız)

insani-gelişme-endeksi-ilçeler-sonuçları-belli-oldu

İGE-İ Sonuçları Belli Oldu

İlçelerin İnsani Gelişme Aşamaları Açıklandı…
İnsani Gelişme Endeksi –İlçeler (İGE-İ) Raporu tamamlandı

İngev tarafından yapılan insani Gelişme Endeksi –İlçeler (İGE-İ) sonuçları belli oldu. Buna göre çok yüksek insani gelişme anlamına gelen Yeşil bölgede sırası ile şu ilçeler yer alıyor.

Act-Human-Insani-Gelisme-Zirvesi-Basin-Bulteni---Ingev-1

 

İNGEV Başkanı Vural Çakır’ın değerlendirmesi şöyle;
“çok değerli bir ekip tarafından yürütülen bu çalışma ile ilçelerimizin performanslarını nesnel olarak ölçen bir sistem geliştiriyoruz. Daha önemlisi, hangi alanlarda nasıl yatırımlarla daha yüksek gelişmişlik seviyesine ulaşılabilir şeklinde geleceğe yönelik bir destek sağlamak amacındayız. Böylece yönetsel kılavuz olabilecek bir çerçeve de olacak. Yerel yönetimlerle birlikte çalışarak en aksiyon alınabilir noktalarda ilerleme kaydedilebileceğini umuyoruz”
İGE-İ olarak adlandırılan İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler araştırması, Türkiye’de 30 büyükşehir il sınırı içinde yer alan en yüksek nüfusa sahip 150 ilçeyi kapsadı. İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ, yönetişim, sosyal kapsama, ekonomik durum, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, çevre ve ulaşım başlıkları altında toplam 50 göstergeyi içerdi. Göstergeler arasında istatistiki verilerin dışında, belediyelerin faaliyet raporları, kurumsal internet siteleri, sosyal ağ paylaşımları ve “gizli müşteri” yöntemi ile elde edilen veriler de kullanıldı.

Araştırmayı yürüten İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat ŞEKER, “bu yıl ilki açıklanan İGE-İ’nin yıllar itibariyle tekrarlanmasıyla ilçelerdeki insani gelişmenin izlenmesinin sağlanacağı; bu bağlamda yerel yönetimlerin faydalanabileceği önemli bir veritabanının oluşturulacağını ifade etti”. İnsani gelişmenin yerel düzeyde yapılacak eylem planlarıyla yükseltilmesini, özellikle belediyelerin bu alandaki faaliyetlerini yoğunlaştırmalarına ve etkinleştirmelerine bağlayan Doç. Dr. Murat ŞEKER, “yerel yönetimlerin yaptıkları etkinlikler ve harcadıkları bütçenin merkezine insani gelişmeyi koydukları ölçüde, hizmet ettiği bölge insanının gelişimine katkıda bulunacağını “söyledi.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin en büyük ilçeleri olarak düşünülebilecek 150 ilçe genel olarak değerlendirildiğinde orta düzeyde insani gelişmenin olduğu tespit edildi. Analiz kapsamındaki 150 ilçe arasında Ankara’dan Çankaya, Yenimahalle ve Keçiören, İstanbul’dan Kadıköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Bakırköy, Şişli, Fatih, Ataşehir ve Üsküdar, Antalya’dan Muratpaşa ve Konyaaltı, Eskişehir’den Odunpazarı ve Tepebaşı, Bursa’dan Nilüfer ve Osmangazi, Kocaeli’den ise İzmit ilçeleri en yüksek insani gelişmenin tespit edildiği ilçeler olarak sıralandı.

Act-Human-Insani-Gelisme-Zirvesi-Basin-Bulteni---Ingev-2

 

 

İGE –İ Kategori Sonuçları da Belli Oldu

Araştırma ana endeksin yanısıra 7 kategoride de de sonuçları belirledi. Bu kategoriler Yönetişim performasını,sosyal kapsamayı,ekonomik durumu,sağlık hizmetlerini,sosyal yaşamı ve çevresel performansı kapsıyor. Buna göre ilk 5 de yer alan belediyeler sırası ile aşağıdaki tabloda yer alıyor.

İGE –İ Kategori Sonuçları da Belli Oldu

İletişim için Berk Çoker ve Binnur Çakır.0216 54050 21

http://www.ingev.org

İNGEV Hakkında: Ülkemizdeki insani gelişmeyi desteklemek üzere kurulmuş olan İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV); öncelikle yoksullukla mücadele ve gelir dağılımının iyileşmesi konularına odaklanır. Amacına uygun olarak karar vericilere yardımcı olacak analizler ve sosyal politika önerileri yapar. İNGEV aynı zamanda ilgili kamu kuruluşları, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler ve özel sektör kuruluşları ile işbirliği yaparak, içinde yer alacağı uygulama projeleri geliştirir. İşbirliğine, dayanışmaya, ortak akla ve üretime inanan İNGEV’in faaliyetlerinde ana değeri samimiyettir. İNGEV yaptığı iyi işlerle alanında hem ülkemizde hem de dünyada referans kabul edilmeyi hedefliyor. Vakfın kuruluşuna öncülük yapan Vural Çakır aynı zamanda Vakıf Başkanlığını da üstlenmiştir. İNGEV’in Stratejik Yönetim Danışma Kurulu’nda ise alanında çok başarılı işler yapmış olan ülkemizin çok önemli uzmanları yer alıyor: Osman Saffet Arolat, Ferhat Boratav, Ebru Arzu Çağdaş, Vural Çakır, Tonguç Çoban, Nuri Berk Çoker, Evren Doğanç, Elif Dürüst, Ziya Hakan Ergin, Dehşan Ertürk, Arkın Eyvazoğlu, Hüseyin Güner, Fuat Keyman, Steve Kretschmer, Halil Nalçaoğlu, Necati Özkan, Hasan Yalçın, Taylan Yıldız, Binnur Çakır, Renan Burduroğlu, Levent Özkula.

 

İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler(İGE-İ) haberini indirmek için tıklayınız…

İstanbul-nüfusta-birinci,-yaşam-kalitesinde-beşinci

İstanbul nüfusta birinci, yaşam kalitesinde beşinci

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Ekim döneminde geçen yılın
aynı dönemine göre 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,3 puanlık artış ile
%11,8 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık artış ile %14,1 olarak
tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile %21,2 olurken,15-64 yaş
grubunda bu oran 1,3 puanlık artış ile %12 olarak gerçekleşti.

(İndirmek için tıklayınız)

Türkiye’de Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Proaktif Yönü

İNGEV “Türkiye’de Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Proaktif Yönü” Çalışmasını Tamamladı

türkiyede-yaşlı-bakım-hizmetlerinin-proaktif-yönü

Türkiye’de Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Proaktif Yönü ve Mali Yükü Analiz Etüt Araştırmasını tamamladı.

Yakın gelecekte gündemize gelecek sosyal konulardan biri de yaşlılık… Nüfus projeksiyonlar  2023 yılında Türkiye’de  her 10 kişiden birinin, 2050’de her 4 kişiden birinin, 2075’de ise her 3 kişiden yaşlı olacağını gösteriyor. Türkiye’nin yaşlı bakım hizmetlerinin finansal planlaması ve Türkiye koşullarına uygun bakım modellerini geliştirmek için çok az zamanımız var.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı için yapılan çalışma ile 2023 yılına kadar Türkiye’de yaşlı nüfusun büyüklüğü ve bakım hizmetlerinin maliyeti ne olacak, yaşlı bakım hizmetlerini geliştirmek için neler yapabiliriz sorularına yanıt bulmaya çalıştık. Çalışmanın Türkçe ve İngilizce özetine aşağıda, raporun tamamına http://ailetoplum.aile.gov.tr/yayinlar/indirilebilir-yayinlar/bilim-serisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Araştırma Özeti

Çalışma 2016 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı için yapılmıştır. Çalışmada Türkiye’deki yaşlı nüfusun büyüklüğünün coğrafi bölgelere göre dağılımının belirlenmesi ve halihazırda ASPB’nin yaşlılara sunduğu bakım hizmetlerinin gelecekte yaratacağı mali yükün tahmin edilmesi amaçlanmıştır.

Çalışma kapsamında ilk olarak dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusun tarihsel gelişimi ve bakım modelleri incelenmiş ardından TÜİK nüfus projeksiyonu verileri kullanılarak farklı sosyal hizmet modelleri için altyapı ve işletme maliyetleri tahmin edilmiştir. Son bölümde ise mevcut bakım hizmetlerinin bugünkü durumu, iyileştirilmesi için öneriler ve yaşlı bakım hizmeti konusunda alternatif hizmet önerileri ele alınmıştır.

Nüfus projeksiyonları Türkiye’de 2023 yılında her 10 kişiden birinin, 2050’de  her 4 kişiden birinin, 2075’de ise her 3 kişiden birinin yaşlı nüfus içinde olacağını tahmin etmektedir. Ortalama yaşam süresindeki artış gelecek yıllarda en yaşlı olarak tanımlanan (85 yaş ve üzeri) nüfusun da artmasına yol açacaktır. Yaşlı nüfus içinde ortalama yaşam süresinin artması  ile zaman içinde kurumsal bakım  ihtiyacı duyacak grup büyürken sağlık harcamaları da artacaktır. Türkiye ve gelişmiş ülkelerin yaşlanma hızı karşılaştırıldığında Türkiye’nin yaşlanmanın finansal yükünü ve bakım hizmetlerini planlamak için oldukça sınırlı zamanı olduğu açıktır.

Türkiye’de kamu kaynaklı yaşlı bakım hizmetleri nakit yardım ve sınırlı sayıda yaşlıyı kapsayan kurumsal bakım hizmetlerinden oluşmaktadır. 2015 itibariyle 9,5 milyon yaşlının sadece %1,7’si kamu kaynaklı bir tür bakım hizmeti almıştır.

Kamu kaynaklı bakım hizmetlerinin mali yükünü 2023 yılına kadar tahmin etmek için üç senaryo geliştirilmiştir. Birinci senaryoda kamu kaynaklı kurusal bakım hizmet talebinin bugün ile aynı seviyede olacağı, ikinci senaryoda talebin 21 OECD ülkesinde kurumsal bakım hizmeti alan yaşlı nüfus oranına ulaşacağı, üçüncü senaryoda ise TAYA 2011 araştırmasında yaşlılık döneminde kurumsal bakım hizmeti almak istediğini beyan edenlenlerin oranı temel alınmıştır. Üç senaryo da bakım hizmet modelleri aynı kaldığı durumda gelecek talebi karşılamanın çok zor, talep karşılansa bile operasyonel ve altyapı maliyetlerinin çok yüksek olacağını göstermektedir.

Bu durum Türkiye’de sosyal hizmetlerin yeniden yapılandırılmasına ve yeni bakım modellerinin sisteme alınmasına yönelik acil düzenleme ihtiyacını göstermektedir. Çalışmada  yaşlı bakım hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik öneriler dört başlıkta toplanmıştır;  yaşlı bakım  hizmetlerine ihtiyaç duyan kitlenin sisteme kolay erişimi, bakım  hizmet sunum ve sorumlulukların yerel ve merkezi yönetimler tarafından paylaşılması, yaşlılara yönelik sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinde bütüncül yaklaşım, bakım hizmet modellerinin çeşitlendirilmesi, özellikle evde bakım hizmet modelinin geliştirilmesi.