İngev ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Uzaktan Eğitime Yönelik Tutumlar Araştırması

11 Şubat 2021

Uzaktan eğitim sisteminin başarısı, dijital erişime ve ebeveynlerin ilgisine bağlı.

İNGEV TAM-İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ iş birliğinde gerçekleştirilen İnsani Gelişme Monitörü Araştırması, toplumun uzaktan eğitim konusunda çekimser olduğunu gösteriyor.

Bu çekimserliğin en öne çıkan nedeni, tüm öğrencilerin uzaktan eğitime katılabilmek için ihtiyacı olan dijital erişime sahip olmaması. Ebeveynlerin dijital okuryazarlıklarının çocuklarının uzaktan eğitim sistemini kullanmasına yardımcı olabilecek seviyede olmaması ise bir diğer bariyer olarak algılanıyor. Diğer yandan, öğrencilerin sürekli evde olması yüz yüze eğitimde öğretmenin sorumluluğunda olan önemli görevleri de ebeveynlere yüklüyor.

Bütün bunlar, toplumda dijital erişim ve okuryazarlık seviyesine göre oluşan eşitsizliklere işaret ediyor.

Uzaktan eğitim konusunda çekimseriz ve tek başına yeterli olmadığını düşünüyoruz.

Toplumda uzaktan eğitim sistemine güvendiğini belirtenlerin oranı %39. Bu sistemin tek başına yeterli olduğunu düşünenlerin oranı ise %23.

 

Halkın %50’si ise öğrencilerin yüz yüze eğitime başlamasını destekliyor. Toplumun uzaktan eğitime güven konusunda çekimserliği olsa da %52’lik bir kesim yüz yüze eğitimin uzaktan eğitim ile de desteklenmesi gerektiği görüşünde. Diğer yandan, Pandemi geçse bile eğitim sistemi uzaktan eğitim olarak devam etmelidir görüşünü savunanların oranı yalnızca %12.

 

Uzaktan eğitim eşitsizliği artırdı.

Toplumun %72’si tüm öğrencilerin gerekli dijital erişime sahip olmamasının uzaktan eğitimin önündeki en önemli bariyer olduğunu düşünüyor. %67’lik bir kesim ise tüm ebeveynlerin, çocuklarının uzaktan eğitim sistemi kullanmasına yardımcı olacak bilgi seviyesine sahip olmamasını diğer bir bariyer olarak tanımlıyor. Bunların sonucunda ise toplumun %66’sı uzaktan eğitim sisteminin öğrenciler arasında eşitsizliğe neden olduğu görüşünde. Diğer yandan, toplumun %63’ü devlet okulu öğrencilerinin bu süreçte özel okul öğrencilerine göre daha dezavantajlı olduğu inancında.

 

Bu eşitsizlik algısı,

  • Halkın %64’ünde uzaktan eğitim alan öğrencilerin sınav başarısının daha düşük olacağı;
  • %53’ünde ise uzaktan eğitim alarak üniversiteden mezun olan gençlerin işverenler tarafından daha az tercih edileceği gibi endişelere yol açıyor.

Uzaktan eğitim ile ebeveynlere büyük ek sorumluluklar yüklendi.

Uzaktan eğitim, ebeveynlerin önemli ölçüde eğitim sürecine dahil olup daha fazla vakit ayırmalarını gerektiriyor. Toplumun %85’i uzaktan eğitimde öğrencinin başarısının veli-öğretmen iş birliğine bağlı olduğu konusunda hemfikir. %81’i ise bu sistemin ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla ilgilenmesini gerektirdiğine inanıyor. %62’lik bir kesim uzaktan eğitim sisteminin özellikle evden çalışan ebeveynlere ek yük yarattığını düşünürken halkın %53’ü ise öğrencinin uzaktan eğitimini takip etmenin evde annenin sorumluluğunda olduğu görüşünde.

 

Uzaktan eğitimde öğrenciler derslere motive olamıyor ve gerektiği kadar sosyalleşemiyor.

Toplumun %66’sı uzaktan eğitim sisteminde öğrencilerin derslerine motive olamadığı görüşünde. %62’si ise öğrencilerin bu sistemde gerektiği kadar sosyalleşemediklerini; %63’ü ise kişilik gelişimi için uzaktan eğitimin yeterli olmadığını düşünüyor. Diğer yandan, %57’lik bir kesim ise bu sistemin öğrencinin aktif katılımını engellediği inancında.

Uzaktan eğitim sisteminde öğretmen maaşlarının düşürülmesi yanlış bulunuyor.

Toplumun %70’i uzaktan eğitim döneminde öğretmen maaşlarının düşürülmesini yanlış bulurken %38’lik bir kesim bu süreçte öğretmenlerin zaten hakkettikleri ücretleri de alamadığı görüşünde. Diğer yandan, toplumun %62’si öğretmenlerin pek çoğunun ders içeriği geliştirme konusunda teknik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. %40’lık bir kesim ise öğretmenlerin çalışma yoğunluğunun arttığı inancında.

İletişim için:

İNGEV TAM Direktörü Can Çakır – can.cakir@ingev.org

Tel: 0216 540 50 21

Araştırma, 8 Kasım-10 Aralık 2020 tarihleri arasında TUİK İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması Düzey 2’ye göre belirlenmiş bölgelerde toplam 26 şehirde bilgisayar destekli telefon görüşmesi yöntemiyle Türkiye temsiliyeti sağlanacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında 1754 görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hata payı ±%2.3’dür.


Basın Bültenini indirmek için tıklayınız…