İNGEV “Türkiye’de Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Proaktif Yönü” Çalışmasını Tamamladı

türkiyede-yaşlı-bakım-hizmetlerinin-proaktif-yönü

Türkiye’de Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Proaktif Yönü ve Mali Yükü Analiz Etüt Araştırmasını tamamladı.

Yakın gelecekte gündemize gelecek sosyal konulardan biri de yaşlılık… Nüfus projeksiyonlar  2023 yılında Türkiye’de  her 10 kişiden birinin, 2050’de her 4 kişiden birinin, 2075’de ise her 3 kişiden yaşlı olacağını gösteriyor. Türkiye’nin yaşlı bakım hizmetlerinin finansal planlaması ve Türkiye koşullarına uygun bakım modellerini geliştirmek için çok az zamanımız var.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı için yapılan çalışma ile 2023 yılına kadar Türkiye’de yaşlı nüfusun büyüklüğü ve bakım hizmetlerinin maliyeti ne olacak, yaşlı bakım hizmetlerini geliştirmek için neler yapabiliriz sorularına yanıt bulmaya çalıştık. Çalışmanın Türkçe ve İngilizce özetine aşağıda, raporun tamamına http://ailetoplum.aile.gov.tr/yayinlar/indirilebilir-yayinlar/bilim-serisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Araştırma Özeti

Çalışma 2016 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı için yapılmıştır. Çalışmada Türkiye’deki yaşlı nüfusun büyüklüğünün coğrafi bölgelere göre dağılımının belirlenmesi ve halihazırda ASPB’nin yaşlılara sunduğu bakım hizmetlerinin gelecekte yaratacağı mali yükün tahmin edilmesi amaçlanmıştır.

Çalışma kapsamında ilk olarak dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusun tarihsel gelişimi ve bakım modelleri incelenmiş ardından TÜİK nüfus projeksiyonu verileri kullanılarak farklı sosyal hizmet modelleri için altyapı ve işletme maliyetleri tahmin edilmiştir. Son bölümde ise mevcut bakım hizmetlerinin bugünkü durumu, iyileştirilmesi için öneriler ve yaşlı bakım hizmeti konusunda alternatif hizmet önerileri ele alınmıştır.

Nüfus projeksiyonları Türkiye’de 2023 yılında her 10 kişiden birinin, 2050’de  her 4 kişiden birinin, 2075’de ise her 3 kişiden birinin yaşlı nüfus içinde olacağını tahmin etmektedir. Ortalama yaşam süresindeki artış gelecek yıllarda en yaşlı olarak tanımlanan (85 yaş ve üzeri) nüfusun da artmasına yol açacaktır. Yaşlı nüfus içinde ortalama yaşam süresinin artması  ile zaman içinde kurumsal bakım  ihtiyacı duyacak grup büyürken sağlık harcamaları da artacaktır. Türkiye ve gelişmiş ülkelerin yaşlanma hızı karşılaştırıldığında Türkiye’nin yaşlanmanın finansal yükünü ve bakım hizmetlerini planlamak için oldukça sınırlı zamanı olduğu açıktır.

Türkiye’de kamu kaynaklı yaşlı bakım hizmetleri nakit yardım ve sınırlı sayıda yaşlıyı kapsayan kurumsal bakım hizmetlerinden oluşmaktadır. 2015 itibariyle 9,5 milyon yaşlının sadece %1,7’si kamu kaynaklı bir tür bakım hizmeti almıştır.

Kamu kaynaklı bakım hizmetlerinin mali yükünü 2023 yılına kadar tahmin etmek için üç senaryo geliştirilmiştir. Birinci senaryoda kamu kaynaklı kurusal bakım hizmet talebinin bugün ile aynı seviyede olacağı, ikinci senaryoda talebin 21 OECD ülkesinde kurumsal bakım hizmeti alan yaşlı nüfus oranına ulaşacağı, üçüncü senaryoda ise TAYA 2011 araştırmasında yaşlılık döneminde kurumsal bakım hizmeti almak istediğini beyan edenlenlerin oranı temel alınmıştır. Üç senaryo da bakım hizmet modelleri aynı kaldığı durumda gelecek talebi karşılamanın çok zor, talep karşılansa bile operasyonel ve altyapı maliyetlerinin çok yüksek olacağını göstermektedir.

Bu durum Türkiye’de sosyal hizmetlerin yeniden yapılandırılmasına ve yeni bakım modellerinin sisteme alınmasına yönelik acil düzenleme ihtiyacını göstermektedir. Çalışmada  yaşlı bakım hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik öneriler dört başlıkta toplanmıştır;  yaşlı bakım  hizmetlerine ihtiyaç duyan kitlenin sisteme kolay erişimi, bakım  hizmet sunum ve sorumlulukların yerel ve merkezi yönetimler tarafından paylaşılması, yaşlılara yönelik sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinde bütüncül yaklaşım, bakım hizmet modellerinin çeşitlendirilmesi, özellikle evde bakım hizmet modelinin geliştirilmesi.