İnsani gelişme, insanların içinde bulunduğu ekonomilerin zenginliğinden öte, insan hayatının zenginleşmesiyle ilgili bir kavramdır. İnsani gelişme, insanların kendilerine ve sahip oldukları fırsatlara odaklanan bir yaklaşımdır.

İnsani gelişme, ekonomik büyümenin herkese otomatik refah artışı getirmediği tespitiyle, insan hayatının daha iyi hale gelmesinde yine insanların oynayacağı role odaklanır. Gelir artışı insani gelişmede sadece bir araçtır, nihai hedef değildir.

İnsani gelişme, diledikleri hayatı yaşamaları için insanlara daha fazla özgürlük ve imkan sağlamakla ilgilidir. Bunun için insanların yeteneklerini geliştirebilmeleri ve kullanabilmeleri gerekir.

İnsani gelişme çok boyutlu bir kavramdır. Birleşmiş Milletler’in İnsani Gelişme Endeksinde kullandığı üç değişken, temel unsurları oluşturmaktadır. Bu üç temel unsur; uzun, sağlıklı ve yaratıcı bir hayat yaşamak; bilgi ve eğitim alabilme imkanına sahip olmak ve insana yaraşır bir hayat için gerekli kaynaklara ulaşabilmektir. İnsani gelişme için öncelikle bu temel unsurlar sağlandığında, hayatın diğer alanlarında ilerleme ve gelişme fırsatları da artacaktır.

İnsani gelişme esas olarak daha fazla seçme şansı, daha fazla fırsat demektir; insani gelişmede temel referans bu olmalıdır. Hiç kimse insan mutluluğunu garanti edemez ve insanların hayat boyu yapacağı seçimler kendilerini ilgilendirir. Ancak insani gelişme, en azından tüm insanlara bireysel veya kolektif olarak, kendi potansiyellerini geliştirebilmeleri, üretken ve yaratıcı bir hayat geçirebilmeleri için gerekli şartları sağlamayı hedefler.

Türkiye dünyada kaçıncı sırada?

17

GSMH
(Dünya Bankası,2014)

51

Rekabet Endeksi
(DEF,2015)

64

Kişi başı GSMH
(Dünya Bankası,2014)

72

İnsani Gelişme Endeksi
(UNDP,2015)

İnsani Gelişme Endeksi (İGE)

İnsani gelişmenin ölçülmesi ulusal ve uluslarararası kuruluşların, akademi dünyasının ve bu konudaki sivil girişimlerin gündeminde üst sıralarda yer almaktadır. Bu ölçüme yönelik çok sayıda endeks ve hesaplama bulunmakla birlikte;  Birleşmiş Milletler UNDP tarafından sahiplenilen İnsani Gelişme Endeksi (İGE) kapsayıcılık ve bütüncül perspektif açısından öne çıkmaktadır. İnsani gelişmenin ölçülmesi detaylı ve kapsamlı bir iş olmakla birlikte, halihazırda en yaygın ve temel referans olarak İGE alınmaktadır.

İnsani Gelişme Endeksi ülkeler için yaşam uzunluğu, okur yazar oranı, eğitim ve yaşam düzeyi doğrultusunda hazırlanan bir ölçümdür. Bu endeks, bir ülkenin gelişmiş, gelişmekte olan ya da gelişmemiş bir ülke olduğunu; bunun yanı sıra ekonomisindeki etkinin yaşam niteliğini ne düzeyde etkilediğini gösterir. İnsani Gelişme Endeksi ilk olarak 1990 yılında Pakistanlı ekonomist Mahbub ul Haq tarafından geliştirilmiştir ve 1993 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Gelişme Programı tarafından yıllık İnsani Gelişme Raporu’nda sunulmaktadır.

İnsani Gelişme Endeksi ülkelerdeki üç başlıca gelişimi göz önünde bulundurur:

  • Uzun ve sağlıklı bir yaşam; ölçümü ortalama yaşam süresi ile yapılır.
  • Bilgi, ölçümü okur yazar oranı (2/3’ü) ve ilkokul, lise ve üniversite kayıtları yüzdesi (1/3’ü) ile yapılır.
  • Makul yaşam düzeyi, ölçümü kişi başına düşen gelir ve alım gücünün Amerikan Doları’ndan hesaplanmasıyla yapılır.

Ülkemizde İnsani Gelişme

Türkiye, İnsani Gelişme Raporlarının yayınlanmaya başladığı 1990’dan beri raporlarda ve endekslerde yer almıştır. Buna göre, Türkiye özellikle 2008-2013 arasında dünyada 15 sıra yükselerek, yüksek insani gelişme düzeyindeki ülkeler arasında yer almasına rağmen, son üç yıldaki gerileme dikkat çekicidir.

2015 İnsani Gelişme Endeksi’nde 187 ülke sıralamaya tabi tutulmuştur. İGE değeri en yüksek çıkan ülke Norveç ve en düşük çıkan ülke Nijer’dir.  Türkiye endekste 72. sırada ve yüksek insani gelişmişlik düzeyinde yer almıştır. Yine de Türkiye’nin insani gelişmede kat edilmesi gereken çok mesafe vardır. Bunun için başta kamu olmak üzere tüm kurum ve kesimlere insani gelişmeye katkı yapma doğrultusunda görev düşmektedir.