Türkiye’de yaşam memnuniyet düzeyimiz %61,3 oldu…

Mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2015 yılında %56,6 iken 2016 yılında %61,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise %11,4’ten %10,4’e düştü.

Kadınlarda mutluluk oranı, 2015 yılında %60,2 iken 2016 yılında %64,5’e, erkeklerde bu oran %52,9’dan  %58,1’e yükseldi.

 

En yüksek mutluluk 18-24 Yaş Grubunda

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyine bakıldığında, en yüksek mutluluk oranı yüzde 65.1 ile 18-24 yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 58.2 ile 35-44 yaş grubunda gerçekleşti.

Okul bitirmeyen bireylerde mutluluk düzeyi daha fazla oldu

Bir okul bitirmeyenlerde mutluluk oranı yüzde 63.5 iken bunu sırasıyla; yüzde 62.9 ile ilkokul mezunu, yüzde 61.4 ile ilköğretim veya ortaokul mezunu, yüzde 60.2 ile yükseköğretim mezunu, yüzde 57.8 ile lise ve dengi okul mezunu izledi.

 

Evli kadınlar evli erkeklere göre daha mutlu

Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin yüzde 64.7’si mutluyken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 53.5’a düştü. Mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli kadınların yüzde 68.3’ünün, evli erkeklerin ise yüzde 60.8’inin mutlu olduğu gözlendi.

 

Bireyleri %70.2 ile En Çok Aileleri Mutlu Etti

Kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 70.2 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 15.1 ile çocuklar, yüzde 4.7 ile eş, yüzde 3.6 ile anne/baba, yüzde 2.7 ile kendisi, yüzde 1.9 ile torunlar ve yüzde 1.7 ile diğer kişiler izledi. Mutluluk kaynağı olan değerlerde sağlık ilk sırayı aldı.

Kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 72.1 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 14.6 ile sevgi, yüzde 7.0 ile başarı, yüzde 3.2 ile para, yüzde 2.3 ile iş ve yüzde 0.8 ile diğer değerler izledi.

 

Kamu Hizmetlerinde En Yüksek Memnuniyet Ulaştırma’da

En yüksek memnuniyet oranı yüzde 78.4 ile ulaştırma hizmetlerinde gerçekleşirken bunu sırasıyla; yüzde 75.7 ile asayiş, yüzde 75.4 ile sağlık, yüzde 67.9 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 65.1 ile eğitim ve yüzde 57.9 ile adli hizmetlerden memnuniyet izledi.

 

Bireylerin Çoğu Kendi Geleceklerinden Umutlu

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2015 yılında yüzde 74.4 iken 2016 yılında yüzde 76.8’e yükseldi. Bu oran kadınlarda yüzde 74’ten yüzde 76.7’ye, erkeklerde ise yüzde 74.7’den yüzde 77.0’ye yükseldi.

(İndirmek için tıklayınız)

Barışa Adanmış Bir Sergi: “Karşılaşma”

foto1

Türk çağdaş sanatının öncü isimlerinden ressam İsmail ACAR;  savaş dolayısıyla ülkelerinden göç etmek zorunda bırakılan ve bugün birçoğunun Türkiye’de ki kamplarda yaşayan sanatçılarla bir arada yer aldığı “Karşılaşma” adlı sergisi; Galeri İdil’de  26 Kasım 26 Aralık 2016 ​tarihinde izlenebilir.

​​BM tarafından ülkemizde geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen  2016 Dünya insanlık zirvesi çerçevesinde “İnsanlık Elçisi ” daveti alan sanatçı İsmail ACAR;​ Dünya genelinde gezdiği mülteci kamplarında kalan sanatçıları da bu sergiye davet etmiş ve kendi eserleriyle birlikte “Barışa Davet” ana başlığı altında buluşturmuştur.  ​Ünlü ressam İsmail ACAR; ​Mevlana’nın karşılaşmaya bulunduğu bir atıftan yola çıkılarak hazırlanmış eserleri, bu​ sergide sanatseverlere sunulmak kaydıyla izleyicileri serginin bir parçası yapmayı amaçlıyor. ​ Sergide sanatçı İsmail ACAR ile birlikte savaş nedeniyle göçe maruz kalmış İran, Irak ve Suriye’li 10 farklı sanatçının da eserleri yer almaktadır.

İNGEV’in (İnsani Gelişme Vakfı) katkılarıyla, sergimiz coğrafyamızda yaşanan savaşlar yüzünden büyük dramların ortaya çıktığı sonuçlara başka bir pencereden dikkat çekmektedir…

 

Sergi Yeri: Galeri İdil

Sergi Tarihi: 26 Kasım – 26 Aralık 2016

Adres: Valikonağı Cad.No:45-47 Nişantaşı – İstanbul

Tel: 0212 283 23 83

info@galeriidil.com.tr    

www.galeriidil.com.tr

 

Dünya Bankası Raporu’ndan Çarpıcı İstatistikler…

Dünya Bankası’nın “Yoksulluk ve Paylaşılan Refah” üzerine hazırladığı bir çalışma dünya çapında aşırı yoksulluğun uyku halindeki küresel ekonomiye ragmen düşmekte olduğunu gösteriyor. Öte yandan 2030 yılına gelindiğinde dünyanın aşırı yoksulluğu bitirme amacına ulaşmak için en gerekli bileşenin ise aşırı eşitsizliği azaltmak olduğu konusunda da uyarıyor.

 

“Küresel Yoksulluk ve Paylaşılan Refah” konularında en doğru ve en yeni beklenti ve trendleri açıklayan Dünya Bankası raporuna göre 2013 senesinde günlük 1.90 Amerikan Doları (5.80 Türk Lirası) kazancın altında yaşayan nüfus 800 milyon civarındaydı. Bu rakam 2012 yılındaki rakamlardan nerede ise 100 milyon az. Aşırı yoksulluk konusunda ilerleme, Doğu Asya ve Pasifik’te Çin, Hindistan ve Endonezya’nın önderliğinde gidiyor. Dünyanın aşırı yoksullarının yarısı ise günümüzde Sahra Altı Afrikası üçte biri ise Güney Asya’da yaşıyor.

Finansal krize rağmen, yeni rapor kapsamında incelenen 83 ülkeden 60’ında nüfusun en düşük gelirli yüzde 40’lık kesiminde yaşayanların ortalama gelirinin 2008-2013 yılları arasında arttığı görülmüştür. Daha da önemlisi bu ülkeler, dünya nüfusunun yüzde 67’sini temsil etmektedir. (Tahmini 4.5 milyar kişi)

 

Raporun tamamını okumak için…

UNDP Belgeseli, Tehdit Altındaki Milyonların Sesi Oldu

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, UNDP sponsorluğunda çekilen “Thirty Million” (Otuz Milyon) adlı belgesel, en sonunda seyirci ile buluştu.

Bangladeş’teki deniz-seviyesi yükselişine karşı farkındalığı arttırmak için hazırlanan film, tehdit altındaki 30 milyon Bangladeşli’nin sesi olmaya aday.

30 milyon kişinin yerinden, yurdundan olma tehdidi ile karşı karşıya kaldığı süreçte, eğer küresel su seviyesi bir metre daha yükselirse, Güney Doğu Asya ülkesi

Bangladeş’in bu yüzyılın sonuna kadar sahip olduğu toprağın %17’sini kaybetmesine kesin gözü ile bakılıyor.

“30 Milyon” Belgeseli İngiliz iklim bilimci Dr. Daniel Price ve Yeni Zelandalı gazeteci Adrien Taylor’ın bir ortak çalışması. Price, hatırlanacağı gibi geçen sene “Kutup’tan Paris’e” kampanyası için Yeni Zelanda’dan Paris’e kadar bisiklet sürmüştü. Film, UNDP ile birlikte Küresel Çevre Fonu’na (Global Environment Facility) bağlı “Az Gelişmiş Ülkeler Fonu” desteği ile çekilirken, filmin New York’ta BM Genel Sekreterlik’teki gerçekleştirilen prömiyeri sırasında her iki kurumun da üst düzey temsilcileri hazır bulundu.

Bu konu ile ilgili farkındalığı daha da arttırabilmek adına UNDP ve ortakları, 7-18 Kasım tarihleri arasında Marakeş’te düzenlenecek – COP22 – “İklim Değişikliği Politikaları ve Uygulamaları” 22. Oturumu’nda çağrıda bulunacaklar. Gündemdeki bir başka konu da iklim değişikliğine karşı ortak bir adım olan Paris Anlaşması’nın daha elle dokunur ve yapıcı sonuçlar doğurması.

 

Kaynak: www.undp.org

Dünya İnsani Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı

whs

Dünyanın İlk İnsani Zirvesi’ne bir haftadan kısa bir süre kaldı… Hükümetlerin, insani yardım kuruluşlarının, krizlerden etkilenen insanların ve yeni ortakların bir araya geleceği birinci Dünya İnsani Zirvesi, 23-24 Mayıs 2016’da İstanbul’da düzenlenecek.

Zirvede en önemli zorluklar için çözümler önerilecek ve geleceğe uygun bir insani yardım müdahalesi için gündem oluşturulacak.

Galatasaray, UNDP ile Anlaşma İmzalayan İlk Kulüp Oldu

undp

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Galatasaray Kulübü arasında, dünyada yoksulluğu 2030 yılına kadar ortadan kaldırmayı amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde iş birliği anlaşması imzalandı.

TT Arena’da gerçekleştirilen imza töreninde, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile UNDP Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Cihan Sultanoğlu hazır bulundu.

Yaptığı açıklamada, Galatasaray’ın bir eğitim kurumu temelinde 500 yılı aşkın maziye sahip olduğunu aktaran Dursun Özbek, “Temelimizde, eğitim kurumunun oluşturduğu değerler vardır. Buna bağlı olarak Birleşmiş Milletlerin kalkınmaya yönelik hareketlerini yöneten UNDP ile yapılan iş birliğiyle, dünyaya bir mesaj vermek istiyoruz. Bu tür sosyal bir faaliyette Galatasaray’ın seçilmesinin, sahip olduğu etik ve 500’ü aşkın yılın getirdiği değerler itibarıyla çok önemli bir husus olduğunu düşünüyorum.” dedi.

UNDP Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Cihan Sultanoğlu, kurumlarının Birleşmiş Milletlere bağlı olarak 170’in üzerinde ülkede faaliyet gösterdiğini belirtirken, Galatasaray’la yaptıkları iş birliğinin önemine dikkati çekti. Verilen destekten dolayı Galatasaray Kulübüne teşekkür eden Sultanoğlu, şunları söyledi:

UNDP’nin iş birliği anlaşması imzaladığı ilk kulüp Galatasaray’dır.Galatasaray’ın büyüklüğünü ve popülaritesini anlatmaya gerek yok. Sadece sporda değil, her anlamda Türkiye’nin en tanınan markalarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Amacımız, yoksulluğun ve eşitsizliğin giderilmesi. Galatasaray’ın, UNDP’nin hedeflerine ulaşmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Spor, büyük gayelerin, hayallerin başarılmasına katkı sağlayacak ciddi pozitif enerji oluşturabilir.”

Sultanoğlu bir soru üzerine, Zinedine Zidane ve Cristiano Ronaldo gibi isimlerin iyi niyet elçisi olarak kendileriyle çalıştığını aktarırken, Galatasaray ile yabancı bir takım arasında İstanbul’da projeye destek amaçlı bir maç da düzenlenebileceğini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından Dursun Özbek ve Cihan Sultanoğlu, iş birliği anlaşmasına imza attı.

İmza töreninde, sarı-kırmızılı futbolcular Wesley Sneijder, Selçuk İnan, Fernando Muslera ve Aurelien Chedjou’nun yer aldığı Küresel Hedefler temalı kamu spotları da gösterildi.

İnsani Gelişme Endeksi’nde Norveç Son 12 Yıldır Zirveyi Kaptırmıyor

Norveç son on iki yıldır olduğu gibi bir kez daha dünyada en yaşanacak ülke seçildi. Norveç’i küçük bir puan farkı ile Avustralya ve İsviçre izledi.

Peki bu ilk üç ülke İnsani Gelişme Endeksi’nde (İGE) ilk üçe taşıyan göstergeler neler? Sağlık, eğitim, yaşam beklentisi ve yüksek gelir.

Norveç, İnsani Gelişme Endeksi’ne ek olarak dünyanın en müreffeh ülkesi sıralamasında birinciliği son yedi yıldır kimseye kaptırmadı. Endeks bileşenleri genel olarak bir kişinin ne zaman doğduğu, okulda geçireceği toplam eğitim yılı ve gayrisafi milli gelire bakarak kişinin yaşam beklentisini ortaya çıkarıyor.

İngiltere, bir önceki yıla göre bir sıra yukarı tırmanıyor ve endekste 14. sırada. Hayat beklentisi İngiltere’de 80.7, iken zirvedeki Norveç’te 81.6 yaş. İngiltere, bununla birlikte okulda geçen ortalama 13.1 yıl ile endekste üstünde bulunan ülkelerin hepsinden daha iyi durumda.

Beklenen okullaşma yılında Avustralya, 20.2 sene ile zirvede. İGE’de orta sıralarda bulunan diğer birçok ülke gibi 19. Sıradaki Lüksemburg ve 32. sıradaki Katar 13.9 ortalama okullaşma yılı ile ilk 50’deki ülkenin genel resmini çiziyor.

Japonya 19. sıradan 20.liğe bir basamak gerilerken, en büyük düşüşü 27 basamak ile Libya (94) ve 15 basamak ile Suriye (134) yaşıyor. Geçen yıla göre beş basamak yükselen Hindistan ise 1.28 milyar nüfusu ve dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olmasına ragmen 130. sıradaki yerini koruyor.

En yüksek insani gelişme endeksine sahip İlk 49 ülke arasında 18. sırada İsrail, 29. sırada Yunanistan ve 49. sırada Balkanların küçük ülkesi Karadağ var.

Yüksek insani gelişme endeksine sahip ülkeler ise listede 50 ile 105. sıralar arasında izliyor ve içlerinde 72. Sıradaki Türkiye ile birlikte Ürdün, Sırbistan ve Malezya gibi ülkeler mevcut.

Bir diğer kategori olan orta seviyede insani gelişme endeksine sahip ülkeler 106 ile 143. sıra arasındaki 27 ülkeden oluşurken, 106. ülke Botswana,  143. ülke ise Afrika kıtasının batı kıyılarında konuşlanmış bir ada olan Sao Tome and Principle.

145. sıradaki Kenya ise düşük seviye insani gelişme endeksinin  başladığı ülke. Listenin en sonunda ise Burkina Faso, Burundi, Chad, Eritre, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Nijer ülkeleri var. Örnek olarak Nijer ülkesinde beklenen okullaşma yılı, çok gelişme endeksine sahip ülkelerle karşılaştırıldığında nerede ise üçte biri seviyesinde toplam 5.4 yıl ile kısıtlı. Öte yandan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde hayat beklentisi, İngiltere’dekinden 30 yıl daha az.

Dünyanın Üçüncü Büyük Ekonomisi Hindistan, İnsani Gelişme Endeksinde 130. Sırada

1.2 milyar nüfusu ile Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi. Forbes dergisinin yaptığı araştırmaya göre de ABD ve Çin’den sonra en çok milyardere sahip ülke. IMF’in 6 ekim 2015 tarihinde hazırladığı “Dünya Ekonomik Görünüm Veritabanı” sonuçlarına göre de dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ( $8.027 trilyon) Peki bu Hindistan’ı zengin kılar mı? 1947 yılına kadar yani bağımsızlık öncesi, nerede ise hiç milyarderi yok. Zaten sorulması gereken soru Hindistan’ın kalkınma tarihi ile de yakından ilişkili.

UNDP’nin her yıl hazırladığı İnsani Gelişme Endeksi, Hindistan’ı son elli senedir, birçok boyutta incelemeyi sürdürüyor. Fakat 1991 yılında 133. Sırada olan ülke 2016 yılına gelindiğinde 187 ülke arasından halen 130. Büyük nufüsü ve çok küçük bir azınlığın ekonomik büyümeden pozitif bir şekilde yararlandığı ülkede açlık sınırında yaşayan insan sayısı ise korkutucu boyutlarda. UNDP verileri de 2.8 milyar kişinin günlük 2 ABD dolarından yani 6 TL’den daha az bir paraya hayatını sürdürmeye çalıştığını gösteriyor.

Büyük kitleleri kapsayacak bir sağlık ve eğitim sisteminin geliştirilememesi ise Hindistan gibi ülkelerde, insani gelişme endeksinin yerinde saymasına sebep oluyor. Aslında, Hindistan’ın İnsani Gelişme Endeksi, bir bakıma da gezegenimizin kendi gelişme endeksi ile spontane işliyor. Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisinin %35’i 5-24 yaş arası bir grubu temsil ediyor, bu nüfusta yaklaşık 430 milyon kişi. Hindistan hükümetinin 2015 yılı eğitim harcamalarına devletin bütçesinden sadece %3.4’ünü tahsis edecek olması, bu ülkede ve gezegenimizde halen insani gelişmenin ve kapsayıcı büyümenin ne kadar az anlaşıldığını teyit eder nitelikte. Sağlık harcamaları için ise bu rakam daha düşük, %1.2

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 50 Yaşında

UN’nin dünya genelinde kalkınma ağı oluşturmak için kurduğu bir program olan BM Kalkınma Programı (UNDP) 50 yaşına bastı. Kuruluşundan bu yana yarım asır geçen bu kurumu ne kadar tanıyoruz? İşte sizlere UNDP’nın kısa ve öz hikayesi…

UNDP, 22 Kasım 1965’te, EPTA (Teknik Yardım Genişletilmiş Programı) ve Birleşmiş Milletler Özel Fonu’nun ortaklığı ile kuruldu. 1971’de iki kurum, UNDP adı altında birleşirken; Özel Fon Birleşmiş Milletler’in teknik yardımının kapsama alanını genişletmek, EPTA da gelişmemiş ülkelerin ekonomik ve politik problemlerine yardımcı olmak için faaliyet gösterdi.

Gelişmekte olan ülkelere odaklanarak, insanların daha iyi yaşam standartlarına sahip olmaları için gerekli olan bilgi, deneyim ve kaynakları sağlama misyonu ile yola çıkan program; hükümetler, sivil toplum kuruluşları, akademi ve iş çevreleri ile işbirliği yaparak, kalkınma çalışmalarına destek veriyor.

New York merkezli UNDP’nin, 166 ülkede, yerel hükümetlerle birlikte çalışarak kalkınmaya destek olan ofisleri bulunuyor. Kurum, bununla beraber, uluslararası düzeyde yaptığı çalışmalar ile Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmaları yolunda ülkelere yardımcı olmaya devam ediyor.

UNDP, Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak ve küresel kalkınmayı desteklemek için şu spesifik konular üzerine çalışıyor ve desteklemeye devam ediyor;

– Yoksulluğun Azaltılması
– Demokratik Yönetişim
– Enerji ve Çevre
– Sosyal Kalkınma
– Kriz Önleme ve Atlatma
– İnsan Haklarının Korunması ve Kadının Güçlendirilmesi

Bütün bu çalışmaların yanı sıra, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Raporu ofisi de, her yıl kalkınma sürecini değerlendiren ‘İnsani Gelişme Raporu’nu yayınlıyor.

Doğumgünün kutlu olsun UNDP…

#UNDP50 #UNDP #HappyBirthday

UNDP’nin Ev Sahipliğinde “İstanbul Kalkınma Diyalogları” Gerçekleştirildi

BM Kalkınma Programı “İstanbul Kalkınma Diyalogları” Gerçekleştirildi. Peki neler konuşuldu?

Eşitsizlikle ilgili küresel endişeler artıyor. Yüksek seviyelere varan ve artmayı sürdüren eşitsizlik, sürdürülebilir kalkınmadan beklentilerin temelini farklı kanallarla çürütmeye devam etmekte. Eşitsizlik kavramı yeni bir kavram değil, fakat şu anda dikkatlere sunulan yeni soru, bu kavrama sadece sözle değil ama aksiyonla yaklaşma olasılıklarının nasıl hayata geçirileceği.  Öte yandan, eşitsizlik üzerine küresel algı ve eşitsizlik ile mücadelede en iyi yollar göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa’nın ve Orta Asya’nın geçiş sürecinde ve gelişmekte olan ekonomilerin tamamı ile bir bağ kurulabilmiş değil. Bu ülkelerde de dünyanın diğer bölgelerinde bulunan gelişen ekonomilere benzer bir eşitsizlik ve kırılganlık problemi görülmeye başlamış durumda. İşte BM Kalkınma Programı’nın 9-10 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirdiği “İstanbul Development Dialogues” tam da bu konuya parmak bastı.

Toplantıda irdelenen ana başlıklar:

  • Gelir eşitsizliğinin doğru ölçümlenmesi
  • İş Piyasasında Dışlanma, İstihdam ve Sosyal Güvenlik
  • Cinsiyet Eşitsizliği
  • Eşitsizlikler ve Sağlık
  • Eşitsizlikler, Yönetim ve Barışın İnşası
  • Eşitsizlikler, Doğal Sermaye ve Kaynak Yönetimi