İNGEV, Suriyeli Kobileri İTO ve KOSGEB’le Buluşturdu

EBRD desteği ile devam eden “Suriyeli Şirketler için İş Geliştirme Mentorluğu” projesi kapsamında İNGEV, İstanbul’da mentorluk verdiği kobileri, İTO ev sahipliğinde İTO ve KOSGEB’le buluşturdu.

İTO’de gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmalarını İNGEV’den Direktör Berk Çoker ve İTO Proje ve İş Geliştirme Müdürlüğü’nden Burak Öztemel yaptılar.

Konuşmaların ardından İTO temsilcileri, Suriyeli Kobileri, İstanbul Ticaret Odası tarihçesi, kurumsal yapısı, aktivite ve etkinlikleri konusunda bilgilendirirken, Ticaret Bakanlığı’na bağlı kamu kurum niteliğinde bir meslek örgütü olması dolayısı ile bakanlığın teşvik, kredi imkanları ve oda bünyesinde verilen eğitim ve sempozyumlarla ile ilgili olarak da bir sunum yaptı.

KOSGEB’ten Kobi Uzmanı Kerim Bilir de, Suriyeli şirket temsilcilerini, Kobi finansman destekleri, eğitimler ve fuar teşvikleri ile ilgili aydınlattı.

İNGEV ve UCLG-MEWA İşbirliği Yaptı

İNGEV ve UCLG-MEWA, İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler  (İGE-İ) çalışmasının BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın  ölçüldüğü metrikler olarak değerlendirilebilmesi ve  Orta Doğu ve Batı Asya Bölgesi’nde farklı ülkelerde uygulanması konusunda çalışacak.

İNGEV ve UCLG-MEWA, İGE-İ’de İşbirliği Yaptı

İNGEV’in yürüttüğü İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler raporu, yerel düzeyde insani gelişmenin ölçülmesini ve izlenmesini amaçlıyor. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitleniyor. Bu araçların mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetim olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltiyor.

İNGEV ve alanının en önemli kuruluşu olan UCLG-MEWA iş birliği yerel yönetimlerin desteklenmesi alanındaki bu çalışmaların güçlenmesini hedeflemektedir.

Basın bültenini indirmek için tıklayınız…

İNGEV’den Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İmaj Çalışması

İNGEV TAM (Toplumsal Araştırmalar Merkezi) STK‘lar için imaj araştırması özet bulgularını yayınladı. Temel bulgu güven düşüklüğü. Şeffaflık konusu, siyasetle fazla iç içe geçme ve dini duyguların sömürülmesi başlıca nedenler. Özet bulgular şöyle:

Sivil katılım düşük olmaya devam ediyor

Toplumun en fazla yaptığı aktivite bağış vermek. Toplumun yüzde 28’i son bir yıl içinde bağış vermiş; ancak bunlar kurban derisi bağışından, derneklere yardıma kadar çok çeşitli alanlara dağılıyor. Gerçek bir sivil toplum katılımı olarak değerlendirmek zor.

Toplumun en az katılım gösterdiği alan ise politik etkinlikler. Son 12 ay içinde sadece yüzde 3,6 bir politik aktiviteye katılmış. Bu dönem içinde yerel seçimlerin de yapıldığı düşünülürse katılımın çok cılız bir seviyede kaldığı söylenebilir.

STK’lara güvensizlik yüksek (yüzde 55)

STK’lara güvenmeyenlerin oranı yüksek (yüzde 55). Güvensizlik nedenlerinin başında yüzde 41 ile şeffaflık sorunu geliyor. Bunu yakın bir şekilde politikayla aşırı iç içe geçmiş olmaları (yüzde 40) ve dini inançları kötüye kullandıkları (yüzde 40) algısı geliyor.

Gerek siyaset bağlamında son yıllarda süren kaynak kullanım tartışmaları, gerekse de FETÖ’cülük çevresiyle gündeme gelip devam eden din temalı sivil toplum faaliyetlerinin çoğunlukla endişe yarattığı anlaşılıyor. Bu iki alanda çalışan kuruluşların özellikle daha hassas davranmaları önemli.

Yukarıdakiler kadar olmasa da yüzde 29 oranında bir güvensizlik nedeni de STK’ların yabancı ülke çıkarlarına hizmet ettikleri şeklinde ortaya çıkıyor.

En değerli bulunan STK çalışma alanı yaşlı bakımı ve engelli destek

Toplum algısı özellikle muhtaç olan kişilere yardım şeklindeki çalışmaları değerli buluyor. Yaşlı bakım alanı (yüzde 51) ve engellilere destek (yüzde 51) en değerli bulunan sivil toplum çalışma alanları.

Üçüncü önemli alan ise eğitim (yüzde 49). Yine yakın aralıklarla kadın güçlendirme ve yoksullara destek alanları geliyor (yüzde 47).

Mülteci meselesinin büyümesi ile birlikte birçok STK’nın başlıca faaliyet alanlarından birisi haline gelen haline gelen mülteci programları ise en az önemsenen alan; sadece yüzde 33 mülteciler konusunda yapılan çalışmaları önemli buluyor.

Daha derin araştırmalar ve sivil toplum katılımını güçlendirmek

Sivil toplum katılımı bir ülkedeki gündelik hayat kalitesinin artmasının en önemli koşullarından birisi. Bireyler kendi hayatlarını ilgilendiren konular başta olmak üzere toplumsal konularda görüşlerini sivil toplum örgütleri aracılığı ile yöneticilere iletebilir. Aynı şekilde yöneticiler, sivil toplum kuruluşlarından beslenebildikleri ölçüde doğru kararlar verebilirler. Bu karşılıklı ilişkinin gelişmesi toplumsal sağlığı da artırır.

İNGEV TAM önümüzdeki dönemde sivil toplum katılımını güçlendirecek ve değerini artırabilecek yolların belirlenmesi konusunda araştırmalarını derinleştirecek. Yöneticilere ve STK’lara daha etkin stratejiler izlemesine destek olmayı sürdürecek.

Basın bültenini indirmek için tıklayınız…

UNDP & İNGEV Suriyeli Girişimcilere Destek Projesi Başladı”

İNGEV ve UNDP iş birliğiyle Suriyeli Girişimcilere Şirket Kurulumu, Çalışma İzni ve İş Geliştirme Danışmanlığı desteği projesi başladı. UNDP – Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliği ile yürütülen meslek edindirme çalışmalarının bir uzantısı mahiyetinde.

Projede mesleki eğitimlerden geçen Suriyelilerin iş sahibi olma süreçlerine destek verilmesi hedefleniyor.

Buna göre girişimciler çağrı merkezini arayarak Arapça destek, çalışma izni ve şirketleşme konusunda yardım alabiliyor. Ayrıca İNGEV GDM Adana ve Gaziantep’te iki uzmanı ekibine ilave etti. Böylece bu bölgelerde de yüz yüze danışmanlık desteği mümkün oluyor.

 

İNGEV , Göç İdaresi ile Mülteciler Konusunda Farkındalık Artıracak

İNGEV Toplumsal Araştırmalar Merkezinin düzenli aralıklarla yürüttüğü İNSANİ GELİŞME MONİTÖRÜ Araştırması başta olmak üzere, ev sahibi topluluklar konusunda yapılan araştırmalar, göç ve koruma konularında kamuoyu farkındalığının düşük olduğunu gösteriyor. Çalışmalar aynı zamanda sosyal uyum gelişiminin farkındalıkla yakından ilişkili olduğuna da işaret ediyor.

Göç ve Uluslararası Koruma konularında kamu farkındalığının artırılması, mevcuttaki uygulama ve iletişim stratejilerinin durumunu ortaya çıkarmayı gerekli kılıyor. İNGEV ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM), bu farkındalığı oluşturma yollarının analizine eğilecekler. İNGEV TAM, bu amaçla bir durum analizi (situational analysis) gerçekleştirecek. İzlenecek iletişim ve farkındalık artırıcı stratejilerin buna bağlı olarak belirlenmesini sağlayacak.  Belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları ile STK’ları kapsayacak detaylı bir araştırma çalışmasıyla 2013 yılından beri uygulanan iletişim ve farkındalık artırma faaliyetleri incelenecek. Özellikle medya kullanımı, sosyal medyadan faydalanma ve hedef kitle algısına etki eden bariyerlerle fırsatlar boyutlarında yapılacak analiz çalışmalarıyla, planlama aşamasında geçmişten doğru derslerin çıkarılmış olması sağlanacak.

Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması

İNGEV, Building Markets ve Habitat Derneği işbirliğinde yürüttüğümüz “Business Mentors for Cohesion” projemizin son etkinliği olan “Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması”nı 14 Eylül’de 100’ün üzerinde Suriyeli girişimcinin katılımı ile  Maslak Kolektif House’da gerçekleştirdik.

Etkinlikte Türkiye’deki girişimci ekosistemi, alternatif girişim araçları ve girişim yaklaşımları hakkında bilgilendirilmeler yapıldı. Katılımcılara ayrıca, ilgi alanlarına göre, pazarlama, iş hayatında iletişim, itibar yönetimi ve genel hatlarıyla iş hukuku konularında özel eğitimler verildi ve soruları cevaplandı. Birçok girişimci, melek yatırımcılar ve finans çevrelerinden temsilcilerle tanışma imkanı edindi.

Etkinlik, Suriyeli girişimcilerin, fikirlerini, şirketlerini anlatmaları ve yeni fırsatlar yaratmalarını sağlamak amaçlı, yuvarlak masa görüşmeleri ile devam etti. İNGEV olarak, mülteci girişimlere desteğimiz gelecek projelerde de devam edecek.

 

Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması Yaratıcı ve Üretici Teknolojik Start-Uplar için Networking Buluşması

İNGEV’den Siber Zorbalık Araştırması

İNGEV’den Siber Zorbalık Araştırması
Farkında olmadan herkes siber zorba veya zorbalık kurbanı olabilir

Siber zorbalık araştırmasını tamamlayarak ilgili kurumlarla paylaşan İNGEV tehlikeye dikkat çekti. Siber zorbalık farkındalığı çok düşük, zorbalık yapan da uğrayan da ne olduğunun farkında değil.

İNGEV TAM (Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan rapordan çıkan temel değerlendirmeler şöyle;

Siber zorbalık hakkında bilgisi olmayanlar yüzde 77
Siber zorbalık hakkında hiçbir fikri olmayanlarla, pek az fikri olanların toplamı yüzde 77 ediyor. Akıllı telefon sahipliğinin tüm toplumu kavradığı, sosyal medya kullanımının düşük yaşlara indiği bir iletişim ortamında siber zorbalığın bu kadar düşük farkındalığı büyük bir tehlike oluyor. Fiziksel zorbalık ve şiddetle mücadele ederken, alttan alta hızla gelişen bu tehdidin farkına varılması çok önemli. Farkındalık yükselmezse çok küçük yaşlardan itibaren yansımaları tehlikeli olacak bir ortamın içinde yaşanmaya başlayacak. Zorbalık yapanlar yaptıklarının normal olduğunu sanırken, mağdurlar da neye uğradıklarını ve nasıl bahsedeceklerini hiç bilmeyecekler.

En az bir siber zorbalık davranışına maruz kalanlar yüzde 28
Siber zorbalık olarak tanımlana çok sayıda davranış var. Bazıları günlük hayat içinde olağan bir sosyal medya davranışı gibi bunları uygulayabiliyorlar. En sık karşılaşılan zorbalık istemediğiniz hale ısrarlı bir şekilde telefonla aranmak veya mesaj almak. Bu şekilde rahatsız edildiğini söyleyenlerin oranı yüzde 19. İkinci sırada siber ortamda cinsel taciz geliyor. İzni olmadığı halde cinsel içerikli rahatsız edici mesaj aldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 11. Son sıralarda kişisel veri güvenliğine yönelik çeşitli çalışmalar olsa da üçüncü sırada kişisel verilere izinsiz erişim ve kullanım geliyor (yüzde10). Hepsi toplam olarak değerlendirildiğinde toplumumuzun dörtte birinden fazlası zorbalıkla karşılaşmış. Araştırma, teknik gereği çocukları kapsamıyor. İNGEV bu oranın çocuklarda daha da fazla olabileceğini değerlendiriyor.

Özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta da zorbalığa maruz kalanların bunu paylaşmaktan kaçınabiliyor olmaları. İNGEV olarak gerçek rakamların bunların da üstünde olduğunu yorumluyoruz.

En az bir kez siber zorba davranışı göstermiş olanlar yüzde 26
Bireylerin önemli bir bölümü yaptıklarının suç veya sorunlu davranış olduğunun farkında değiller. Tek tek bazı davranışlar belirtilip bunlara başvurup, başvurmadıkları sorulduğunda samimi cevap veriyorlar. “Birini izni olmadan ısrarla aradım ve mesaj attım” (yüzde 10) , “birine internette paylaştığı görüşleri nedeni ile hakaret ettim” (yüzde 8) ve, “Sinirlenip sevgilime küçük düşürücü, aşağılayıcı veya tehdit edici mesaj attım” (yüzde 8) en çok yapılmış üç davranış. Bir arada değerlendirildiğinde yine toplumun dörtte birisinden fazlası bu kez siber zorbalık yapmış oluyor.

Farkındalığın düşük olması nedeni ile bir tarafta siber zorbalıkla karşılaşan, öbür tarafta zorba haline dönüşebiliyor. Zorbalık yapanların yüzde 52’si aynı zamanda mağdur. Her iki durumda da davranışın olağan olduğunu düşünebiliyorlar.
Akıllı telefon kullanma yaşının ilkokul öncesine doğru indiği bir aşamada toplumda bu denli yaygın bir olumsuz yetişkin örneği olması ayrıca tehlikeli.

İNGEV olarak çocuklarda siber zorbalık riskinin her iki yönlü olarak büyüdüğü ve aktif müdahale gerektirdiğini değerlendiriyoruz.

Mağdurlar kendi başlarının çaresine bakıyor (yüzde 63); zorbaların yüzde 34’ü yakın çevreden
Farkındalığın düşüklüğü, zorbalığa maruz kalındığında ne yapacağını bilemem şeklinde de kendisini gösteriyor. Siber zorbalık mağdurlarının yüzde 63’ü kendi başlarına çözüm bulmaya çalışıyor . Erkek, kadın farkı da belirgin. Erkekler daha fazla içe kapanık ve sorunla kendileri başa çıkmaya çalışıyorlar. Kadınlar ise yakın çevre (özellikle aile) yardım istemeye veya hukuki yollar aramaya daha fazla yatkınlar. Kadınların hukuki yol aramalarının önemli bir nedeni de karşılaştıkları vakaların erkeklere göre daha sert olması.

Siber şiddetle karşılaşanların yüzde 34’ü bu davranışın yakın çevrelerden, tanıdıklardan geldiğini belirtiyor. Sorunu paylaşmaktan kaçınanları da değerlendirdiğimizde fiziksel şiddet konusunda çok rastlanılan aile ve yakın çevre olgusunun siber dünyada da devam ettiği görülüyor.

Basın bülteni indirmek için tıklayınız…

İNGEV, EBRD Desteği ile “Suriyeli Şirketler için İş Geliştirme Mentorluğu Projesi”ne Start Verdi

İNGEV, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) desteği ile yürütmeye başladığı “Suriyeli Şirketler için İş Geliştirme Mentorluğu” projesinin başlangıç toplantısını kuvvetli bir katılımla gerçekleştirdi.

Toplantının açılış konuşmalarını İNGEV Başkanı Vural Çakır ve EBRD Ulusal Program Yöneticisi Serpil Çetinçift yaptılar. Ardından İNGEV Direktörü ve Danışma Kurulu Üyesi Berk Çoker, projenin detayları ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi.

İstanbul ve Mersin’deki farklı sektörlerden Suriyeli Kobileri ve sektörlerinde öncü mentorleri bir araya getiren proje, İstanbul ve Mersin’de 20’nin üzerinde Suriyeli şirketin, yeni iş ağlarına tanıtılmalarını sağlanacak. Bunun yanısıra, proje, Suriyeli Kobilerin pazarlama, iş geliştirme ve satış alanlarında kapasitelerini artırmaya da destek verecek.

Bilgilendirme Toplantılarımız, Şanlıurfa ile Devam Etti

İNGEV GDM’nin (İngev Girişimcilik Destek Merkezi) çalışmaları, ülke genelinde birçok Suriyeli işletme ve KOBİ tarafından biliniyor. Suriyeli şirketler farklı konularda danışmanlık hizmeti almak, potansiyel girişimciler de şirketlerini kurmak için kapımızı çalıyor. Biz de İNGEV GDM olarak, faaliyetlerimizi daha geniş kitlelere duyurabilmek amacı ile Suriyelilerin yoğun yaşadığı şehirlerde bilgilendirme toplantılarına imza atıyoruz.

Son toplantımız Suriyelilerin İstanbul’dan sonra en yoğun yaşadığı Şanlıurfa’daydı. Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret Odası himayesinde gerçekleşen etkinliğimizin açılış konuşmasını ŞUTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Halil Peltek yaptı. Toplantıya 35 Suriyeli işletme sahibi katılırken, İNGEV GDM’nin finans ve hukuk danışmanları katılımcıların sorularını cevapladı.

Kapasite Geliştirme Eğitimleri Devam Ediyor

İNGEV olarak, Şubat ve Nisan 2019 tarihleri arasında 6 tane eğitim gerçekleştirmiştik. 1000’in üzerinde başvuru gelirken, 158 Suriyeli şirket sahibi, şirket yöneticisi ve potansiyel girişimci, 6 şehirde eğitimlerimizden yararlandılar.

İstanbul, Mersin, Hatay, Konya, Kayseri ve Bursa’da verdiğimiz eğitimlerde, faydalancılar, Türkiye’de ticaret dili ve kültürü, liderlik ve takım inşası, sosyal medya ve dijital pazarlama, sunum teknikleri modüllerine katıldılar. Bu eğitimler sonrasında da şirketlerinin kapasite gelişimine katkıda bulunabilecek adımları atmaya başladılar.

Bu eğitimlerin ilgi görmeye devam etmesi dolayısı ile ağustos ayının sonuna kadar 4 eğitim daha vermeye karar verdik. Bu eğitimlerin 2’sini İstanbul’da, diğerlerini de Konya ve Bursa’da organize edeceğiz.

İlk eğitimimizi temmuz ayında İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Eğer bu eğitimlere faydalanıcılarınızı da yönlendirmek isterseniz, eğitim tarihi ve başvuru için http://www.ingevgdm.org/egitimler/ linkini temmuz ayının ilk haftasından itibaren takibe alın.