“Türkiye’de Mülteci Girişimciliğinin Güçlendirmek” Çalıştaylarının Son Ayağı Mersin’de Kuvvetli Bir Katılımla Gerçekleştirildi

12 Nisan günü Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” Hatay Çalıştayı, kamu kuruluşları, mülteci girişimciler, Türk işadamları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin kuvvetli katılımı ile gerçekleşti.  İNGEV ve İPM ortak girişimi “ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi”nin, UNHCR ile işbirliği içerisinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansal desteği gerçekleştirdiği çalıştayda açılış konuşmalarını İNGEV Direktörü Berk Çoker, UNHCR Geçim Kaynakları (Livelihood) Müdürü Damla Taşkın ve MTSO Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Biçer Uçar yaptılar.

Açılış konuşmalarının ardından KOSGEB Mersin Müdürü Danyal Peker, “Küçük ve Orta Ölçekli Şirketlerin Kapasitelerini Güçlendirmek için Hükümet Destekleri” ile ilgili detaylı bilgi verdi. T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret Uzmanı Ali Can Kahya “Yerel Girişimciliği Geliştirmek için Devlet Teşvikleri” konulu sunumunda Türkiye yatırım haritasında 3. Bölgede bulunan Mersin’de varolan devlet teşviklerinden bahsetti. İNGEV Mütevelli Heyeti Üyesi Avukat Arkın Eyvazoğlu da “Şirket Kuruluşları ve Kuruluş Sonrası Hukuki Yükümlülükler” konulu sunumunda mülteci girişimcilerle birçok ticari ve hukuki konuda rehber olacak bilgiler paylaştı.

Bu üç önemli sunum sonrasında, İNGEV’in hazırladığı İstanbul, Hatay, Mersin ve Adana’da yaşayan 8 mülteci girişimcinin ticaret hayatlarını anlatan “Hayatı İnşa Et, Ticareti İnşa Et” video öyküsü gösterildi ve katılımcılardan beğeni topladı.

Sosyal Uyuma Dair Bilgi Paylaşımı ve Tanıştırma Oturumu’nda ise, gerek mülteci girişimciler, gerek Türk işadamları, kamu kuruluşları ve STK temsilcileri, değerli yorumları ile “Mersin’de ticari gelişme fırsatları ve mülteci şirketlerin ihtiyaçları neler, Mersin’de ne tür desteklere ihtiyaç var, Mersin’de mülteci şirketler nasıl iş hayatına daha iyi entegre olabilirler, Mersin’de mülteci şirketlerin ne tür hukuki, finansal bilgi ihtiyaçları var” gibi sorulara yanıt aradılar. Oldukça interaktif geçen bu oturuma; MTSO üyeleri, 50’nin üzerinde mülteci girişimci, Mersin Serbest Bölgesi (MESBAŞ), Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD), Mersin’deki farklı özel sektör temsilcileri, Mersin ve Adana’nın önde gelen üniversitelerinden akademisyenler, Mersin’de çalışan bazı yerel, ulusal, uluslararası STK’lar ve yerel basin katıldı.

Mersin-Calistay-1 Mersin-Calistay-2 Mersin-Calistay-3 Mersin-Calistay-4 Mersin-Calistay-5 Mersin-Calistay-6 Mersin-Calistay-6 Mersin-Calistay-7 Mersin-Calistay-8

İGE-İ Endeks Açıklama: Derince Belediyesi

İGE-İ veri kaynaklarının en önemlisi olarak, yasa ve yönetmeliklerce yayınlanması zorunlu kılınmış belediye faaliyet raporları kullanılmaktadır. Ancak, bazı belediyelerin web sitesinde rapor bulunamayınca, kendilerinden yazılı olarak istenmektedir.
Derince Belediyesi İGE -İ sonuçlarına kendisinin faaliyet raporu göndermediği, buna ragmen nasıl olup da sonuçlarda yer aldığı şeklinde itirazda bulunmuştur. Yapılan inceleme sonucunda açık kaynaklardan belediye faaliyet raporuna ulaşılamaması üzerine, telefonla ve yazılı olarak belediye faaaliyet raporunun istendiği, bu isteğe Bilgi İşlem Müdürlüğünce faaliyet raporunun ekte olduğu ibaresi ile cevap verildiği ve belirtilen raporun kodlamalar için işleme alındığı görülmüştür.
Ancak, itiraz üzerine yapılan inceleme ve temaslar sonucunda bu raporun aslında belediyenin bütün faaliyetlerini değil bilgi işlem bölümü faaliyetlerini kapsadığı anlaşılmıştır. Muhtemeldir ki çalışma bütünsel bir rapor üzerinden yapılabilseydi, Derince ilçe sonuçları farklı olabilecekti.
Gönderilen raporun bütünsel bir rapor olmadığını anlayamamak bizim, istenen rapor yerine bölüm raporu göndermek ise veri kaynağının ihmal ettiği bir nokta olmuştur. Tarafların herhangi bir kastı olmadan ortaya çıkan ve muhtemelen Derince’nin hatalı raporlanmasına yol açan bu durum için özür diler, bundan sonrası için ek bir kontrol mekanizması ile süreci güçlendireceğimizi bilgilerinize sunarız.
Saygılarımızla
İNGEV

“Türkiye’de Mülteci Girişimciliği Güçlendirmek” Hatay ve Mersin Çalıştayları ile Sürdü

“Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” Hatay Çalıştayı Gerçekleştirildi

22 Mart günü Erol Bilecik Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” Hatay Çalıştayı’na kamu kuruluşları, mülteci girişimciler, Türk işadamları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.  İNGEV ve İPM ortak girişimi “ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi”nin, UNHCR ile işbirliği içerisinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansal desteği gerçekleştirdiği çalıştayda açılış konuşmalarını İNGEV Direktörü Berk Çoker, UNHCR Hatay Saha Ofisi Uzmanı Rıfat Kerim Menemencioğlu ve UNHCR Yetkinlik Programları Sorumlusu Asuman Baba yaptılar.

Ardından T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret Uzmanı Ali Can Kahya “Yerel Girişimciliği Geliştirmek için Devlet Teşvikleri” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Bunu takiben İNGEV Mütevelli Heyeti Üyesi Avukat Arkın Eyvazoğlu “Şirket Kuruluşları ve Kuruluş Sonrası Hukuki Yükümlülükler” konulu sunumunda mülteci girişimcilere detaylı bilgi verdi. Bu iki önemli sunum sonrasında İNGEV’in hazırladığı İstanbul, Hatay, Mersin ve Adana’da yaşayan 8 mülteci girişimcinin ticaret hayatlarını anlatan “Hayatı İnşa Et, Ticareti İnşa Et” video öyküsü gösterildi ve katılımcılardan beğeni topladı.

Sosyal Uyuma Dair Bilgi Paylaşımı ve Tanıştırma Oturumu’nda ise, gerek mülteci girişimciler, gerek Türk işadamları ve kamu kuruluşları temsilcileri, değerli yorumları ile “Hatay’da ticari gelişme fırsatları ve mülteci şirketlerin ihtiyaçları neler, Hatay’da ne tür desteklere ihtiyaç var, Hatay’da mülteci şirketler nasıl iş hayatına daha iyi entegre olabilirler, Hatay’da mülteci şirketlerin ne tür hukuki, finansal bilgi ihtiyaçları var” gibi sorulara yanıt aradılar. Oldukça interaktif geçen bu oturuma; Hatay İşkur İl Müdürü Sn. Ziya Yüksel, İl Ticaret Müdürlüğü’nden Sn. Burhan Kahraman, DOĞAKA (Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı) Sektörel Destekler ve Planlama Birimi Başkanı Sn. Serdar Çınar, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sn. Abdülgani Kit, DASİFED (Doğu Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği) Genel Sekreteri Onur Dönmezer, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Dış Ticaret Birim Yöneticisi İbrahim Eminoğlu, Reyhanlı Suriye Ticaret ve Sanayi Odası otuzu aşkın üyesi ve farklı sektörlerden Hataylı işadamları katıldı.

Hatay-calistayi-1 Hatay-calistayi-2 Hatay-calistayi-3 Hatay-calistayi-4 Hatay-calistayi-5 Hatay-calistayi-6

Devamı

Toplumsal Uyumumuza Ölçülebilir Bakış: Toplumsal Uyum Endeksi

Toplumların bir arada uyum içinde yaşama düzeylerine yönelik bir kavram olarak incelenen “Sosyal Uyum” nerede durduğumuz ve nerelerde toplum olarak gelişme sağlayabileceğimizi gösteriyor.

Araştırma kapsamında hesaplanan Sosyal Uyum Endeksi ve bu endeksi oluşturan ana boyutların alt endeksleri Türkiye’yi temsil eden bir veri seti üzerinden hesaplanıyor. Bu konuya yaklaşan birçok değerli araştırmalar var.  Ancak, bu çalışmalarda toplum uyum genellikle bazı anket sorularına verilen cevapların yorumlanması bağlamında ele alınıyor.  Bu yeni çalışma ise uyumu toplumsal bağlılık düzeyi, sağlam ve sağlıklı sosyal ilişkiler içinde olma ve ortak fayda anlayışının gelişmiş olması şeklindeki  üç ana eksende topluyor. Ana eksenler dokuz alt boyuttan oluşan bir endeks yapısına oturtuluyor.  Alt boyutlar aidiyet,kurumlara güven, adalet algısı, sağlam sosyal ağlar, insanlara güven, çoğulculuğun tanınması, dayanışma ve yardımseverlik, sosyal kurallara uyum ve sivil katılım unsurlarından oluşuyor.

Böylece, ölçülebilir, üzerinde politika kararları alınabilir ve tekrarlanabilir bir format oluşturuluyor. İngev’in İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) için hazırladığı çalışmanın önsözü Prof. Dr. Fuat Keyman’ a ait. Rapor bugünlerde İPM tarafından açıklanacak.

İGE-İ 2017 Belediyelerin Karnesini Hürriyet’e Açıkladık

Bir yıl sonra yapılacak yerel seçim öncesi ilçe belediyelerinin karnesi: Beşiktaş, Kadıköy ve Çankaya insani gelişimde en önde

Yerel seçim için geri sayım başladı. İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV), 24 Mart 2019’daki seçimler öncesi ilçe belediyelerinin karnesini açıkladı. İkinci kez hazırlanan rapor, seçim sonuçlarına dair ipuçları barındırıyor. İNGEV Başkanı Vural Çakır, “Yeşil ve mavi kategoride yer alan ilçelerde kolay kolay belediye başkanı değişmez” diyor.

İnsani Gelişme Endeksi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990’dan bu yana ülkeler düzeyinde yayımlanıyor. İnsani Gelişme Vakfı’nın (İNGEV) ikincisini hazırladığı İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler Raporu’ysa (İGE-İ), UNDP’nin bu hedefleriyle bağlantılı ancak ilçeler bazında hazırlanıyor.

Çalışmayı, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Şeker koordine etti, raporu da kendisi yazdı. İGE-İ 2017 Raporu, 186 ilçeyi kapsıyor. Büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle, en yüksek nüfusa sahip (150 bin ve üzeri) ilçelerin tamamı var. Belediyelerin karnesi hazırlanırken 65 kritere bakılıyor. Eğitim, sağlık, sosyal yaşam, yönetişim, şeffaflık, ekonomik kapasite, gelir ve tüketim durumu, çevre, altyapı ve ulaşım bu kriterlerden bazıları.

Verilerse belediyelerin faaliyet raporlarından, merkezi istatistiklerden ve ‘gizli vatandaş’ uygulamasından elde ediliyor. Araştırma için çalışan ‘vatandaşlar’, kimliklerini açıklamadan 19 farklı senaryoya göre belediyelere başvuruyor. Kimi engelli arabası ihtiyacı, kimi çöp toplama, kimiyse sokak aydınlatması gibi gerekçelerle belediyelerle iletişime geçiyor. Belediyenin başvuruyu ele alma ve cevap verme sürecine bakılarak puanlama yapılıyor.

Sonuçlar dört gruba ayrılıyor: Çok Yüksek İnsani Gelişme, Yüksek İnsani Gelişme, Orta İnsani Gelişme ve Düşük İnsani Gelişme. Her gruba sırasıyla yeşil, mavi, sarı ve kırmızı renk veriliyor. Bu yıl Çok Yüksek İnsani Gelişme (yeşil) bölgesinde 30 ilçe var. Geçen yıl bu rakam 18’di. Yeşil bölgede yer alan 30 belediyeden 19’u CHP, 11’i AK Parti’ye ait. Mavi bölgede yer alan belediye sayısı 49, sarı bölgedeki belediye sayısı 66 ve kırmızı bölgede yer alan belediye sayısı 16. 186 ilçenin 25’inden faaliyet raporu alınamadı. Bunların bir kısmı kayyum atanan belediyeler.
İNGEV Başkanı Vural Çakır, “Yeşil ve mavi kategoride yer alan ilçelerde kolay kolay belediye başkanı değişmez” diyor.

Rapora göre yeşil bölgedeki 30 belediyenin 19’u CHP’nin.
Yeşil bölgedeki ilçeler:

  1. Beşiktaş- İstanbul, 2. Kadıköy-İstanbul, 3. Çankaya-Ankara, 4. Şişli İstanbul, 5. Nilüfer-Bursa, 6. Muratpaşa –Antalya, 7. Karşıyaka-İzmir, 8. Tepebaşı-Eskişehir, 9. Bakırköy İstanbul, 10. Maltepe-İstanbul, 11. Üsküdar-İstanbul, 12. Yenimahalle Ankara, 13. Sarıyer-İstanbul, 14. Konak-İzmir, 15. Ataşehir-İstanbul, 16. Ümraniye- İstanbul 17. Beyoğlu- İstanbul, 18. Odunpazarı – Eskişehir, 19. İzmit –Kocaeli 20. Bornova – İzmir, 21. Fatih – İstanbul, 22. Avcılar-İstanbul, 23. Gaziemir-İzmir, 24. Beylikdüzü-İstanbul, 25. Keçiören-Ankara, 26. Tuzla – İstanbul, 27. Balçova – İzmir, 28. Çekmeköy-İstanbul, 29. Başakşehir-İstanbul, 30. Atakum-Samsun

Prof. Dr. Murat Şeker (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi): Sonuçlarda iyileşme var

Bizim tanımladığımız ve ölçmeye çalıştığımız insani gelişme, hem bireyin öznel durumunu hem de yerel yönetimin birey merkezli refah çalışmalarını kapsıyor. Sonuçlarda genel olarak bir iyileşmeden bahsetmek mümkün. Geçen yıl en yüksek insani gelişmeyi gösteren yeşil bölgede
18 ilçe varken bu yıl bu sayı 30’a yükseldi. Bu yükseliş mavi bölgedeki ilçe sayısının azalmasına neden oldu. Sarı bölge geçen yıla benzer bir görünüm verirken kırmızı bölgede de artış oldu. Geçen yılla karşılaştırdığımızda 29 ilçe, bir bölge yükseldi. 88 ilçe aynı bölgede kaldı. 17 ilçeyse bir bölge geriledi. Gerileme görülen alanların başında yönetişim ve saydamlık ile sosyal yaşam yer aldı.

Vural Çakır (İNGEV Başkanı): Tüketiciyle insanı birbirinden ayırmamız lazım

Raporun bu yılki teması; ‘Tüketiciden İnsana Geçiş’. Bu temayı seçmemizin bazı sebepleri var. Oxfam raporuna göre, geçen yıl dünyada üretilen gelirin yüzde 82’si nüfusun yüzde 1’ine gitti. Dünya nüfusunun servetinin yarısına neredeyse sekiz aile sahip. Çok açık ki, dünyada yeteri kadar gelir üretiliyor ancak eşit paylaşılmıyor. Bölüşümdeki dengesizliği besleyen sebeplerden biri de kaynak transferi. Kaynak transferinin en önemli aracı; markalar. Küresel markalara gelişmiş ülkeler ev sahipliği yapıyor ve diğer ülkelerdeki her bir satın alma, markalar üzerinden gelişmiş ülkelere kaynak aktarımı anlamına geliyor. İnsan dediğimiz canlı, ‘tüketici’ denen bir türe dönüştü. Bu da insanla ilgili diğer alanları geri planlara iten bir kültürel yapı oluşturdu. Tüketim dışı bir değer olarak insana bakabilmenin önemine dikkat çekmek istedik. Yoksulluğu yok etmekten söz ediyorsak birbirimizden yeniden ‘insan’ olarak bahsetmeye başlamamız, tüketiciyle insanı birbirinden ayırmamız lazım.

1

2

haber-1 haber-2

İGE-İ 2017 Raporu Çıktı: “Tüketiciden İnsana Geçiş”

BASIN BÜLTENİ

İstanbul, 2 Nisan 2018

İnsani Gelişme Endeksi “İGE-İ” 2017 Raporu Çıktı.

İNGEV’in ilçelerde insani gelişmeyi desteklemek üzere hazırladığı İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler (İGE-İ) Raporu ve sonuçları açıklanıyor.

Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

İnsani Gelişme Endeksi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından beri ülkeler düzeyinde yayımlanmaktadır. Kişi başına düşen gelir, doğumda beklenen yaşam süresi, okur-yazar ve okullaşma oranları dikkate alınarak hesaplanan İnsani Gelişme Endeksi, gelirin yanında eğitim ve sağlık verileriyle insani gelişmeyi ölçmeyi ve ülkeleri karşılaştırmayı amaçlamaktadır.
İnsani gelişme için yerel yönetimlerin ve mikro uygulamaların önemi artıyor.
İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Bu araçların mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir.
İGE-İ 2017 Raporu ve Endeksi 186 ilçeyi kapsıyor.
İGE-İ olarak adlandırılan İnsani Gelişme Endeksi – İlçeler raporu, büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle en yüksek nüfusa sahip 186 ilçeyi kapsamaktadır. 2016 yılı raporuna göre ilçe kapsamı genişlemiştir.
Veri seti İlçe düzeyinde insani gelişmeyi ölçen 65 değişken ve “gizli vatandaş çalışması”ndan oluşuyor.
İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ, demografik yapı, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, sosyal içerme ve katılım, yönetişim, ekonomik kapasite, gelir ve tüketim durumu, çevre, altyapı ve ulaşım alanlarına ilişkin objektif göstergeleri içermektedir. Veriler yerel yönetim faaliyet raporlarının detaylı incelenmesi ve merkezi istatistiklerden oluşmaktadır. 2017 raporunda ayrıca “gizli vatandaş” çalışması genişletilmiş ve toplam 19 konuda “gizli vatandaş” olarak belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri de endekse dahil edilmiştir.

BasinBulteni_IGE_I_2018-2 BasinBulteni_IGE_I_2018-3 BasinBulteni_IGE_I_2018-4 BasinBulteni_IGE_I_2018-5

 

 

 

Raporu indirmek için linke tıklayınız…

“Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” Hatay Çalıştayı Gerçekleştirildi

22 Mart günü Erol Bilecik Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” Hatay Çalıştayı’na kamu kuruluşları, mülteci girişimciler, Türk işadamları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.  İNGEV ve İPM ortak girişimi “ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi”nin, UNHCR ile işbirliği içerisinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansal desteği gerçekleştirdiği çalıştayda açılış konuşmalarını İNGEV Direktörü Berk Çoker, UNHCR Hatay Saha Ofisi Uzmanı Rıfat Kerim Menemencioğlu ve UNHCR Yetkinlik Programları Sorumlusu Asuman Baba yaptılar.

 

Ardından T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret Uzmanı Ali Can Kahya “Yerel Girişimciliği Geliştirmek için Devlet Teşvikleri” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Bunu takiben İNGEV Mütevelli Heyeti Üyesi Avukat Arkın Eyvazoğlu “Şirket Kuruluşları ve Kuruluş Sonrası Hukuki Yükümlülükler” konulu sunumunda mülteci girişimcilere detaylı bilgi verdi. Bu iki önemli sunum sonrasında İNGEV’in hazırladığı İstanbul, Hatay, Mersin ve Adana’da yaşayan 8 mülteci girişimcinin ticaret hayatlarını anlatan “Hayatı İnşa Et, Ticareti İnşa Et” video öyküsü gösterildi ve katılımcılardan beğeni topladı.

Sosyal Uyuma Dair Bilgi Paylaşımı ve Tanıştırma Oturumu’nda ise, gerek mülteci girişimciler, gerek Türk işadamları ve kamu kuruluşları temsilcileri, değerli yorumları ile “Hatay’da ticari gelişme fırsatları ve mülteci şirketlerin ihtiyaçları neler, Hatay’da ne tür desteklere ihtiyaç var, Hatay’da mülteci şirketler nasıl iş hayatına daha iyi entegre olabilirler, Hatay’da mülteci şirketlerin ne tür hukuki, finansal bilgi ihtiyaçları var” gibi sorulara yanıt aradılar. Oldukça interaktif geçen bu oturuma; Hatay İşkur İl Müdürü Sn. Ziya Yüksel, İl Ticaret Müdürlüğü’nden Sn. Burhan Kahraman, DOĞAKA (Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı) Sektörel Destekler ve Planlama Birimi Başkanı Sn. Serdar Çınar, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sn. Abdülgani Kit, DASİFED (Doğu Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği) Genel Sekreteri Onur Dönmezer, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Dış Ticaret Birim Yöneticisi İbrahim Eminoğlu, Reyhanlı Suriye Ticaret ve Sanayi Odası otuzu aşkın üyesi ve farklı sektörlerden Hataylı işadamları katıldı.

 

Hatay-calistayi-1 Hatay-calistayi-2 Hatay-calistayi-3 Hatay-calistayi-4 Hatay-calistayi-5 Hatay-calistayi-6

“Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” İstanbul Çalıştayı Gerçekleştirildi

8 Mart günü Dedeman Otel’de gerçekleştirilen “Türkiye’deki Mülteci Girişimciliğini Güçlendirmek” İstanbul Çalıştayına sektörel dernekler, mülteci girişimciler ve sivil toplum örgütleri büyük ilgi gösterdi.

İNGEV ve İPM ortak girişimi “ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi”nin, UNHCR ile işbirliği içerisinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansal desteği gerçekleştirdiği çalıştayda açılış konuşmalarını İNGEV Başkanı Vural Çakır, UNHCR Geçim Kaynakları Müdürü Damla Taşkın ve İTO (İstanbul Ticaret Odası) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Orduhan yaptılar.

 

Ardından İNGEV’in hazırladığı İstanbul, Hatay, Mersin ve Adana’da yaşayan 8 mülteci girişimcinin ticaret hayatlarını anlattığı “Hayatı İnşa Et, Ticareti İnşa Et” video öyküsü gösterildi ve katılımcılardan beğeni topladı. 27 Eylül’de lansmanı yapılan ve hukuki ve finansal mevzuata dair öneriler getiren “Türkiye’de Mülteci Girişimciliğinin Ekonomiye ve İstihdama Katkısını Geliştirmek” sosyal politika paketi bir kez daha  bu toplantıda Suriye Ekonomi Forumu tarafından sunuldu. Sektörel derneklerin güçlü bir katılımla, mülteci girişimcilere yaptıkları sunumlarda, derneklerinin yapısı, üyelik şartları ve avantajları üzerine bilgiler verdiler.

 

Bu oturumda Istanbul Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği – İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizameddin Aşa, TGSD Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, DEİK Suriye İş Konseyi Başkan Yardımcısı Osman Nuri Önügören, UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Yusufi, Gıda Perakendecileri Derneği ve Kategori Mağazacılığı Derneği Genel Sekreteri Füsun Tavus Mumcu, İstanbul Kuyumcular Odası Genel Sekreteri Ali Ramazan Şanto, TUSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Melda Çele, İHKİB- İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçilar Birliği Hazır Giyim AR-GE Şubesi Şube Şefi Ahmet Şişman, KOSGEB İTO Temsilcisi Kerim Bilir, TÜRKONFED Sektörel Yapılanma Bölümü’nden Özgün Pelit, TAYSAD Kurumsal İletişim’den Sercan Duygan hazır bulundular.

 

Bu oturumun ardından düzenlenen bilgi paylaşımı ve soru cevap kısmında, Limitless Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Yunus Beyhan, “Türk Ticari Mevzuatı ve Şirket Kurma Yönetmeliği” konusunda, aynı zamanda bu proje kapsamında 25 ocak tarihinden beri aktif olan mülteci girişimci danışma hattına dair detaylı bilgi verdi. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret Uzmanı Ali Can Kahya “Girişimciliği Geliştirmek için Devlet Teşvikleri” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün onurlandırıldığı çalıştayda, kadın katılımcılara çiçek verildi.

Turkiye-deki-Multeci-Girisimciligini-Güclendirmek-Istanbul-Calistayi-1 Turkiye-deki-Multeci-Girisimciligini-Güclendirmek-Istanbul-Calistayi-2 Turkiye-deki-Multeci-Girisimciligini-Güclendirmek-Istanbul-Calistayi-3 Turkiye-deki-Multeci-Girisimciligini-Güclendirmek-Istanbul-Calistayi-4 Turkiye-deki-Multeci-Girisimciligini-Güclendirmek-Istanbul-Calistayi-5

“ Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı” Çalıştayı Gerçekleştirildi

İNGEV, Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi İşbirliği ile Düzenlenen; “ Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” Sona Erdi.

 

Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençlerin yükseköğretime katılımını arttırmak amacı ile yönlendirme desteği sağlayacak Çağrı Merkezinin hizmet kapsamı ile ilgili önerilerin geliştirilmesi amacı ile “Suriyelilerin Türkiye’deki Yükseköğretime Katılımı Çalıştayı” Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlendi. Milli Eğitim Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, TÖMER, TÜRKMER, Ankara Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi  ve Türkiye genelinde Suriyeli gençlerin eğitimi alanında çalışma yürüten çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin vr Suriyeli öğrencilerin geniş katılımı ile düzenlenen Çalıştayda Suriyelilerin yükseköğretime katılımı ile ilgili mevcut politikalar, uygulamalar ve destek mekanizmaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu, Suriyeli gençlerin yükseköğretime katılımı alanındaki ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlar tespit edildi. Ayrıca, “Eğitim Şart Projesi” kapsamında kurulacak olan Çağrı Merkezinin hizmet kapsamı ile ilgili öneriler paylaşıldı.

 

30 kişinin katılımı ile gerçekleşen Çalıştayda Suriyeli gençlerin yükseköğretime erişim alanında karşılaştıkları genel sorunlar;

 

-Başvurusu yapılabilecek üniversite ve bölümler hakkında bilgi edinilmesinde; üniversitelere başvuru süreçleri ve Yüksek Öğretim Sınavı (YÖS),  üniversiteye kayıt olma, yatay geçiş, özel öğrenci olarak eğitim alma, ön lisanstan lisans programına geçiş prosedürleri ile ilgili bilgiye ulaşmakta güçlük yaşanması, lise diplomalarının ve sertifikaların denkliğinin sağlanmasında problemler ile karşılaşma, burs programları, başvuru prosedürleri, bursiyer seçim kriterleri hakkında detaylı bilgiye ulaşamama,

mevcut Türkçe dil kursları, TOEFL başvuru süreçleri hakkında bilgiye ulaşılacak kaynakların neler olduğunun bilinmemesi olarak belirtildi.

 

Öte yandan, Suriyelilerin Yükseköğretime katılımlarına katkı sağlamak amacı ile hizmet verecek olan çağrı merkezinin üniversitelere başvuru prosedürleri, denklik ile ilgili  işlemler, burs ve yurt olanakları, dil kursu desteği, TOEFL başvuru süreci konularında Suriyeli öğrencilere yönlendirme desteği sağlaması önerildi.

Dünya Tek Bir Yoksul Bırakmayacak Kadar Çok Gelir Üretebiliyor

Ülkemizin Örnek girişimcilerinden… Araştırma sektöründe 25. Yılı aşkın bir sürede gerçekleştirdiği çalışmalarla, bir çok yerli ve global kuruluşun stratejik yol haritasını hazırlamasında yol göstermiş başarılı bir isim. Başarılı olduğu kadar da, cesur ve kararlı… Öyle ki;  Türkiye’de vakıf ve sivil toplum ortamının gerginleştiği bir dönemde, profesyonel meslek hayatını minimize edip, insani gelişmeyi esas alan “İNGEV”i ( İnsani Gelişme Vakfı ) kurdu… Yılların tecrübesiyle, bilgi ve brikimini hayata geçirdiği her projeye tutkuyla aktarıyor. Vaz geçmiyor. Şans değil çabayla ilerlemeye inanıyor. Bu ay lki söyleşi konuğumuz; kendi efsanesini yaratan ülkemizdeki nadir isimlerden sevgili Vural Çakır… Kendisi ile İNGEV projelerini, dünyada marka olabilmenin güçlüklerini, gelir dağılımı eşitsizliklerini ve daha bir çok önemli hususu Pause Citys’in seçkin okurları için konuştuk. Keyifle okumalar…   

 

*İNGEV‘in kuruluşundan buyana geçen süreci değerlendirdiğinizde durum nasıl? Tıkandığınız ya da hız kazandığınız hususlar var mı?  İNGEV’ de insani gelişme konularının önemini anlatmak, bu konudaki çalışmalara yol gösterecek sosyal politika dokümanları hazırlamak ve uygulama projelerini desteklemek konularında çalışıyoruz.  İnsani gelişme bütün büyük sözlerin, politikaların, uygulamaların hedef alması gereken ana nokta. Burada yol alabildiğimiz ölçüde kendimiz huzurlu hissedebiliriz.  Bu geniş kavramın en önemli hedefi ise planetteki her bireyin iyi hayat standartlarına kavuşturulması ve yoksulluğun yok edilmesi.

*Yoksulluğu yok etmek mümkün mü, bu bir ütopya mı? Birleşmiş Milletler raporlarına göre şu anda Dünya’da 1,2 milyar net yoksul var. Standartı biraz yukarı çekerseniz ise sayı 3 milyar. Öte yandan 8 tane ailenin serveti, 3 milyar insana eşit.  Yani, dünya tek bir yoksul bırakmayacak kadar çok gelir üretebiliyor, ama mevcut bölüşüm sistemi ve tüketim kültürü bunu engelliyor.   3 milyar insanı iyi yaşatabilecek gelir 8 ailede toplanabiliyor. Daima daha fazla ve daha lüks tüketmeyi kutsayan bu kültür ve bu bölüşümle yoksulluk hiçbir zaman yok olmayacak.  Belki bazı bağışlar, sosyal sorumluluk projeleri ile vicdanlar rahatlayacak sadece.

*Yoksulluk dışında İNGEV’de özellikle üzerinde durduğunuz alanlar neler, İnsani gelişim hususunda toplumsal boyutta ülkemizdeki diğer öncelikler ne olmalı? İstihdam ve istihdamı destekleyecek eğitim politikaları konusunda çalışıyoruz. İnsani güvenlik yine çok önemli bir boyut… Ülkemizdeki her bireyin kendini güven içinde hissetmesi, insanlığın geliştirip olgunlaştırdığı haklar içinde, başka ülkelere örnek olabilecek bir düzeye ulaşması hep gündemde olacak.

Oyun-kuralı-içinde-önemli-markalar-yaratabiliriz”-–-Vural-Çakır-Pause-Dergi-Ropörtajı-1

*İNGEV‘in 2018 planlamalarından da bahseder misiniz?   Oldukça taze bir vakıf olmamıza karşın ciddi bir teveccühle karşılaştık. Gönüllü arkadaşlarımızın desteği ile yoğun bir program içindeyiz. İstanbul kalkınma ajansı için hazırladığımız “ İstanbul’daki istihdam trendlerini” eğitimle ilişkilendiren çalışmamızı yeni tamamladık. Yerel yönetimleri insani gelişme politikalarına teşvik etmek için hazırladığımız ikinci  “ İlçeler İnsani gelişme endeksi-raporumuzun çalışmaları sürüyor.  Şubat- Mart gibi yayınlayacağız. Türkiye’deki kutuplaşmayı azaltacak,  sosyal uyumu geliştirmeye yardımcı olabilecek bir araştırmayı başlattık. İstanbul Poltikalar Merkezi ile birlikte yürütüyoruz. O’nu da Mart ayında tamamlayacağız. Suriyeliler çok önemli bir konu olarak Türkiye’nin gündemine girdi, çalıştığımız her konuda özel bir segment olarak karşımıza çıkıyor.

*Mülteciler çok tartışmalı oldu, ülkede kaynakları tükettiklerinden, eğitimsiz olduklarından ve bir an önce geriye ülkelerine gitmeleri gerektiğinden söz edenler var? İşin politik tarafında çeşitli yorumlar olabilir. Ama bu her şeyden önce insani bir mesele… Politika değil. Ülkelerindeki çatışmadan kaçmak zorunda kalmış ve Türkiye’ye sığınmış insanlara bu şekilde yaklaşılması bir ırkçılık ve snopluk olur. Bize yakışmaz. Artık çok büyük bir bölümünün Türkiye’de kalacağı kesin. Bunun için stratejik bir plan gerekiyor. Biz İNGEV’de kendi olanaklarımız ölçüsünde katkı veriyoruz

*Nasıl katkı verilebilir? Ben herkese bu konudaki çalışmalara, başta entegrasyon olmak üzere kendi imkanları ölçüsünde destek olma tavsiyesinde bulunuyorum. Önümüzdeki  15 yılı yakından etkileyecek bir mesele ile karşı karşıyayız. Henüz fark edebildiğimizden çok daha ağır… Biz şu anda İstanbul Politikalar Merkezi ile birlikte Suriyeli girişimcilerin Türkiye ekonomisine ve istihdama katkılarını artıracak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği de projeyi destekliyor. Ayrıca, Suriyeli gençlerin yüksek öğrenime yönlendirilmelerine katkı veren bir proje için de Bahçeşehir üniversitesi ile birlikte çalışıyoruz. Bunu da Uluslararası önemli bir kuruluş olan Hope destekliyor.

*Size göre kuruluşunuzdan bu yana en  iddialı İNGEV projesi hangi​si oldu? Aslında en iddialı projemiz İNGEV’ in kuruluşu oldu. Türkiye’de vakıf ve sivil toplum ortamının gerginleştiği bir dönemde, insani gelişmeyi esas alan, vakıf şeklinde gerçekleşen bir kuruluş… Kuruluş toplantımız da büyük bir ilgi görmüştü. Act-Human İnsani Gelişme Zirvesi birçok kişi tarafından gerçekleşmiş en kalabalık ve en etkili sivil toplum konferanslarından birisi olarak yorumlandı.  Dünya’nın en etkili düşünürlerinden birisi kabul edilen Harari’nin katlımı ile destek vermesi da unutulmazdı tabi…

Oyun-kuralı-içinde-önemli-markalar-yaratabiliriz”-–-Vural-Çakır-Pause-Dergi-Ropörtajı-2

*Sizin aslında mesleğiniz araştırma ve girişimcilik. Nielsen ve Ipsos gibi iki dev şirketin Türkiye’deki kurucu ortağı ve yöneticisi olarak pazarlamanın hemen her alanında uğraştığınızı biliyoruz. Türkiye’nin dünya’da markalaşması ve markalar yaratması konusunda sıkıntılar nasıl aşılabilir? Türkiye’den Dünya markası çıkar mı gibi genel ve uzun süreli bir tartışma vardır. Bu konuda aslında çok yol alan markalarımız ve şirketlerimiz var. Beko, THY, Paşabahçe, Vestel, Eczacıbaşı ilk aklıma gelenler.. Ama şunu gerçekçi olarak kabul etmeliyiz. Belirlenmiş oyun kuralları ve tarihi gelişme içinde bu imkansız ölçüsünde zor. Oyunun kuralları çok önceden bir sistem yaratmış ve bu sistem gelişmiş diye tanımlanan ülkeler lehine işliyor. Başta finansman gücü olmak üzere… Oluşmuş oyun kuralları içinde önemli markalar yaratabiliriz ama asıl mesele oyunun kurallarını değiştirebilecek alanlar ve sistemler yaratabilmekte. Yoksa dünyanın en önemli arama motoru veya araba markası veya kozmetik veya deterjan markası bizden olmayacak, bunlar mevcut oyunun ürünleri. Mevcut tüketim kalıplarını yaratanlar ve üretenler.

*Peki ülke olarak Türkiye markası nasıl gelişebilir? Türkiye’nin dünya sokaklarındaki insanlar,  buna isterseniz eskiyen dünya tabirleri ile tüketiciler de diyebilirsiniz, tarafından sempati ile karşılanan bir marka olması çok büyük bir hedef. Çok da güzel bir hayal… Bu ürünlerimizdeki markalaşmayı da çok besler. Uzun ve zor bir konu… Şöyle deyip bırakabiliriz; dünya sokaklarındaki insanlara sıcak gelecek bir içerik ve iletişim hattı yakalayabilmeliyiz.

*Son olarak eklemek istediklerinizi alabiliriz? Pause’ a yayın hayatında büyük başarılar. Herkese mutlu yıllar. Daha az lüks tüketimle mutlu olabilme ve topluma katkı vermeye daha fazla zaman ayırabilme şansı için çaba harcamayı önemsemeliyiz.